pardon

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈpɑːrdən/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈpɑrdən/ ,USA pronunciation: respelling(pärdn)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
Pardon? interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" formal (what did you say?) (resmi dil)efendim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Pardon? What did you say?
pardon [sb] for doing [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (forgive for sin, crime)affetmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  bağışlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Robert pardoned his son for behaving badly.
pardon [sb] for [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (excuse for [sth] done)bağışlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  affetmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Charles II pardoned his commander for his role in the Civil War.
pardon [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (forgive: crime, bad behavior) (günah, suç)affetmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  bağışlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Robert pardoned his son's behaviour.
pardon nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (official forgiveness) (kanun)af i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A pardon is the only chance George has of getting out of prison now.
pardon nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (forgiveness)af i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  bağışlama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Matthew asked for his mother's pardon.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
pardon interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (excuse me! sorry!)afedersin, afedersiniz, özür dilerim, pardon ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
pardon vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (sins, person)günah çıkarmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  mazur görmek, mazur tutmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
I beg your pardon v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (sorry, excuse me)özür dilerim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  affedersiniz ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  kusura bakmayın ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 I beg your pardon, I didn't realise my chair was on your coat.
Pardon me interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (excuse me)affedersiniz ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  bakar mısınız ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  pardon ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Pardon me sir, does this train go to Chattanooga? Pardon me, could you tell me where the library is?
Pardon me interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (I'm sorry)özür dilerim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  affedersiniz ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  pardon ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Pardon me, I didn't mean to bump into you.
Pardon me? interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (What did you say?)efendim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  ne dediniz ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
pardon my French interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal, figurative (excuse me for swearing) (resmi olmayan dil)küfür ettiğim/kaba konuştuğum için bağışlayın
 That guy's a real bastard, if you'll pardon my French.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'pardon' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: the [president, mayor] issued a pardon, was issued a pardon by the [president], was given a pardon by the [president], daha fazlası...

pardon' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'pardon'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.