'pains' 'pain' için alternatif bir terimdir. Aşağıdaki satırlardan birinde veya birkaçında bulabilirsiniz.'pains' is an alternate term for 'pain'. It is in one or more of the lines below.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sensation: discomfort)ağrı, acı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He had a pain in his leg after the game.
 Maçtan sonra ayağında ağrısı oldu.
pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. colloquial (nuisance) (gündelik dil)baş belası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 That guy is such a pain. I don't want to go out with him again.
 O herif tam bir baş belası. Bir daha onunla hiçbir yere gitmek istemiyorum.
pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (mental distress) (mecazlı)zahmet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  dert i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  cefa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We had to go through a lot of pain to get to where we are in life.
pain vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (mental: cause pain to) (mecazlı)acı vermek, üzmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 It pains me to see you do embarrassing things like that.
 Böyle utanç verici şeyler yapman beni üzüyor.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
pains nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (great care)özen i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  itina i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  gayret i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The excellent reviews of my book have rewarded all the pains I took in researching and writing it.
pains nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (contractions during labor)doğum sancıları çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 When the pains are coming five minutes apart, it is time to call the midwife.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
acute pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (severe, sharp physical discomfort)şiddetli ağrı, akut ağrı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Fiona felt an acute pain in her right leg.
agonizing pain,
also UK: agonising pain
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(extreme physical discomfort)şiddetli acı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  şiddetli ağrı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The agonizing pain of the injury caused her to scream uncontrollably.
body pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (severe physical discomfort)vücut ağrısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The patient has been suffering from severe body pains.
chest pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (severe discomfort in upper abdomen)göğüs ağrısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A heart attack causes chest pain.
growing pains nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (child: aching limbs)büyüme ağrıları çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 About 20 per cent of young school children suffer growing pains.
growing pains nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." figurative (adolescent: difficulties) (mecazlı)ergenlik sorunları çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 He's just jumping into adolescence and he's trying to deal with the growing pains.
growing pains nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." figurative (new business: difficulties) (yeni iş, vb.)zorluklar çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 The first year of operation has been full of adjusting to the growing pains of the business.
in pain adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (suffering)acı içinde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  ızdırap içinde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I hate seeing my daughter in pain.
be in pain v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (suffer intense discomfort)acı içinde olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  çok acı çekmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She was in pain after her neck injury.
pain in the ass (US),
pain in the arse (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
vulgar, figurative, slang (source of annoyance) (argo)baş belası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My boss is always looking over my shoulder and is starting to become a real pain in the ass.
pain in the neck nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, slang (source of annoyance) (argo)baş belası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (argo)karın ağrısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Filling out the forms for my recent insurance claim was a real pain in the neck.
pain killer,
painkiller
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(analgesic drug) (ilaç)ağrı kesici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She was prescribed painkillers after her surgery.
pain threshold nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (limit: pain tolerance)ağrı eşiği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She has a very high pain threshold.
sharp pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (acute and severe physical discomfort)şiddetli ağrı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  keskin ağrı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The sharp pain in his chest indicated a possible heart attack.
shooting pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (pain: sharp)keskin acı/ağrı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 James went to the emergency room because of the shooting pains in his back.
throbbing pain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (recurrent ache)zonklayan ağrı/acı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I've had a throbbing pain in my arm all day long. Ever since I fell I've had a throbbing pain in my head.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'pains' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

pains' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'pains'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.