packed

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈpækt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/pækt/ ,USA pronunciation: respelling(pakt)


Bu sayfada: packed, pack

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
packed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (bag, suitcase: filled) (bavul, çanta)toplanmış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Archie's bags are packed and he's ready to leave.
packed with [sth] adj + prep (full of [sth])dolu, ile dolu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The shelves are packed with books.
packed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (crowded with people)kalabalık, tıklım tıklım s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The auditorium is packed.
packed with [sb] adj + prep (full of people)ile dolu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The room is packed with meeting delegates.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
packed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (snow: compacted)(kar) sertçe sıkışmış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The packed snow provided a smooth surface to ski on.
packed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (having your bags packed)bavulunu toplamış, bavulunu hazırlamış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Are you packed yet? I'm ready to go.
packed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (compressed)basık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  sıkıştırılmış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The old cottage had a packed earth floor.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
pack vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (wrap for shipment) (posta, nakliyat, vb.)paketlemek, sarmak, balyalamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ambalajlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Pack the books in a padded mailing envelope.
 Kitapları bir zarf içinde paketleyin.
 Bu malları müşteriye sunmadan önce ambalajlamanız gerekiyor.
pack [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (fill: suitcase, bag)bavulunu hazırlamak, valizini hazırlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  çantasını hazırlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Have you packed your bags yet?
pack vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (put in luggage)bavula koymak, valize koymak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Don't forget to pack your toothbrush and pyjamas.
pack viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (fill suitcase, bag)bavul hazırlamak, bavul toplamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I need to pack for the trip to the beach.
 Yolculuktan önce bavul hazırlamam gerekiyor.
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (bundle, package)paket, ambalaj i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The beer comes in packs of six.
 Bira altılı paketler halinde satılıyor.
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (packet, carton) (sigara)paket i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Josh shook his last cigarette out of the pack.
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (rucksack)sırt çantası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We went hiking for a week with all the food in my pack.
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (group of wolves)kurt sürüsü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The wolf pack worked together to catch its prey.
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (group of dogs)köpek sürüsü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The pack of wild dogs howled all night.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal (batch, group)takım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  grup i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Those politicians are a pack of liars.
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (set of playing cards) (iskambil)deste i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 While we had a newer pack of cards, we still preferred to use this one.
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (people: band) (mecazlı)çete i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The travellers were robbed by a pack of thieves.
pack nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (book, box: of matches) (kibrit, vb.)kutu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Do you have a pack of matches that I can use to light the candles?
pack viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (wrap packages for shipment)kolilemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ambalajlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  paket yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 We try to pick and pack the day an order is received.
pack [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (fit, cram)tıkıştırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  sıkıştırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She packed everything tightly into a small box.
pack [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (cram together) (mecazlı)sığdırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 My wife always packs a lot of activities into a day.
 Eşim her zaman bir güne pek çok etkinliği sığdırır.
pack [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (wrap up) (çantaya, bavula)koymak, yerleştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  sarmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Pack everything in a duffel bag.
pack [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (compact, compress)sıkıştırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  istiflemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The sand was packed down by the weight of the trucks.
pack [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (load into a car) (arabaya)doldurmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yığmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I need to pack the suitcases in the car before we go.
pack [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." informal (carry or wear) (silah, vb.)taşımak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Watch out - he's packing a gun!
pack [sth] with [sb/sth] vtr + prep usu passive (fill with partisans)doldurmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The candidate's staff packed the hall with friendly supporters.
pack [sth] with [sb/sth] vtr + prep informal (fill with people)tıka basa doldurmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They packed the concert hall with so many people that you couldn't even see the band.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
packed | pack
İngilizceTürkçe
action-packed,
action packed
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(full of drama, events)aksiyon dolu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  heyecanlı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
Not: A hyphen is used when the term precedes the noun.
packed lunch nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (box or bag of food for midday meal)paketlenmiş öğle yemeği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'packed' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: a packed [house, stadium, room, concert hall], the [house] was packed (for), the band played to a packed [house], daha fazlası...

packed' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'packed'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.