outside

Listen:

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˌaʊtˈsaɪd/

US:USA pronuncation: IPAUSA pronuncation: IPA/n. ˈaʊtˈsaɪd, -ˌsaɪd; adj. ˌaʊtˈsaɪd, ˈaʊt-; adv. ˌaʊtˈsaɪd; prep. ˌaʊtˈsaɪd, ˈaʊtˌsaɪd/

US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(n. outsīd, -sīd′; adj. out′sīd, out-; adv. out′sīd; prep. out′sīd, outsīd′)



WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
outside advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (outdoors)dışarıda z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 The kids are playing outside.
outside preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." (on the exterior of [sth])dışarısında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  dışında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I'll wait for you outside the library.
outside preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." (to the exterior of [sth])dışına, dışarısına z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 When I stepped outside the front door, I found that it was raining.
outside preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." (beyond the limits of)dışına z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  dış tarafına z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 The ball fell outside the sideline and the other team took control.
outside adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (exterior)dış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The outside corner of the book was worn down.
 Kitabın dış köşesi eski bir görünümdeydi.
outside nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (external side)dış taraf i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The outside of the house needs to be painted.
 Evin dış tarafının badanaya ihtiyacı var.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
outside of preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." (outside)dışına z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  dışında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  dışarı z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 The ball landed outside of the court.
outside çeviri bulunamıyor
outside adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (maximum) (mecazlı)azami, maksimum s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  en fazla s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  en çok s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  en yüksek s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 His outside estimate was that it might cost as much as five hundred dollars.
outside adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not belonging)dış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  harici s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Outside forces are trying to influence the government.
outside adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (very unlikely) (ihtimal, vb.)uzak s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 There is an outside chance that it will rain tomorrow, but sunshine is more likely by far.
outside adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (baseball: pitch)saha dışı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The pitcher threw an outside curve that barely crossed the plate.
outside preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." figurative (beyond the scope of) (konu, görev, vb.)dışında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I'm afraid that request is outside my remit.
outside preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." figurative (not participating)dışında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  haricinde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Outside the church, no one supports that view.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
outside of preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." (on the exterior of)dışında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 The artist was commissioned to paint a mural on the outside of the building.
outside the box exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." figurative (idea: unconventional) (fikir)kalıpların dışında s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  alışılmamış, alışılmadık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The leader told his team he wanted them to come up with ideas that were outside the box.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'outside' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: the [gloomy, bleak, horrible, plain] outsides (of the buildings), (both) outside and inside, [stamped, dated, marked] on the outside, daha fazlası...

outside' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'outside'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.