WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

non grata


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"non" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: grata

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
non,
non-
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
prefix (not)-sız, -siz, -suz, -süz sonek
 For example: nonpayment, non-toxic
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
non fiction nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (books: factual)kurgusal olmayan eser i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  gerçeklere dayalı eser i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
non-fiction adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (factual)kurgusal olmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  gerçeklere dayalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Non-fiction books usually have a table of contents and an index.
non sequitur nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. Latin (statement: not logical)mantıksız ifade i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yersiz söz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The title of the song "Cheese Is A Kind of Meat" is an amusing non sequitur.
non stop,
non-stop
advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down."
(continuously)aktarmasız olarak z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  durmadan, durmaksızın z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  kesintisiz olarak z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 The train ran non-stop between London and Edinburgh.
non-stop adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (continuous)devamlı, sürekli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kesintisiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
non-stop adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (direct) (uçuş, vb.)aktarmasız s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  direkt, doğrudan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 We managed to get on a non-stop flight to New York.
nonaddictive,
non-addictive
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(not habit forming)bağımlılık yapmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The patient requested non-addictive painkillers.
nonalcoholic,
non-alcoholic
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(not containing alcohol)alkolsüz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  alkol içermeyen s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The recovering alcoholic asked for a non-alcoholic beer at the wedding.
nonentity nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (unimportant person)önemsiz kişi, değersiz kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
nonentity nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sth] unimportant)değersiz şey, önemsiz şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
nonexistent,
non-existent
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(imaginary, that does not exist)var olmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  hayali s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Basic services were nonexistent in the poorer parts of the country.
nonfiction,
also UK: non-fiction
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(factual literature)kurgusal olmayan eser i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She had read all of the author's novels but none of his nonfiction.
nonfiction,
also UK: non-fiction
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(literature: factual)kurgusal olmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The nonfiction section of the library is upstairs.
nonprofit (US),
non-profit (UK)
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(business: not run for profit)kâr amacı gütmeyen, kâr amaçlı olmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
nonprofit (US),
non-profit (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
informal (law: organization)kâr amacı gütmeyen kuruluş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Although Samuel works for a nonprofit, he earns good money.
nonresident,
non-resident
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
([sb] not living in a given place) (bir yerde)ikamet etmeyen kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (bir yerin)sakini olmayan kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Non-residents do not have access to the gym or the pool.
nonresident,
non-resident
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(not living in a given place)ikamet etmeyen s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  yerleşik olmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Non-resident students should stay in regular contact with the college via email.
nonsmoker,
UK also: non-smoker
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
([sb] who does not smoke)sigara içmeyen kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I only date non-smokers because they smell better than smokers.
nonstick,
non-stick
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(cookware: with coated surface) (tencere, tava)yapışmaz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Eggs are best cooked in a nonstick pan.
nonstop,
non-stop
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(continual)aralıksız s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  sürekli, devamlı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Audrey is fed up of the non-stop rain.
nonstop,
non-stop
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(relentless)durmak bilmeyen s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  sonu gelmeyen s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Simon's nonstop criticism is really irritating.
nonstop,
non-stop
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(direct, without stopping)aralıksız s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  sürekli, devamlı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kesintisiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Sonia took a nonstop flight from New York to Dallas.
nonstop,
non-stop
advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down."
(incessantly, continuously)durmadan z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  durmaksızın z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  aralıksız olarak z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  kesintisiz olarak z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Betty talked nonstop and constantly annoyed her coworkers.
sine qua non nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. formal, Latin (prerequisite)aranılan şart i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ön koşul i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Talent is the sine qua non of becoming a professional writer.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

non grata' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'non grata'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.