WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

nodding lilac


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"nod" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: nodding | lilac

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
nod nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (head motion)baş sallama, kafa sallama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  başla onaylama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Tom greeted the audience with a nod.
nod viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (head gesture: hello)başla selam vermek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Sarah nodded in greeting to her friend.
nod vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (head gesture: yes)(doğrulama/kabul ifadesi olarak öne doğru) baş sallamak, kafa sallamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  başıyla onaylamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
a nod to [sb/sth] nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (allusion)gönderme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ima i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There was definitely a nod to Ray Charles in the musician's melody.
nod,
nod to [sb]
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(acknowledgement) (teşekkür)başıyla selam verme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The actor's nod to his director, as he accepted the award, was an expression of his gratitude.
nod [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (head: move up and down) (onaylamak)başını sallamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He nodded his head in affirmation.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
nod,
Nod
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(mythology: land of sleep)mitolojide rüya ülkesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
nod viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (point in a direction)uyuklamak, kestirmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  başıyla işaret etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 When Erin asked where to go the guard nodded at the elevator.
nod viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (sway)sallanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The trees nodded in the wind.
nod viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (become sleepy)uyuklamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The students started nodding during the long lecture.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
nod off vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal (fall asleep)uyuklamak, kestirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He nodded off while driving and wrecked his car.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

nodding lilac' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'nodding lilac'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.