my

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/maɪ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/maɪ/ ,USA pronunciation: respelling(mī)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
my adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (possessive)benim s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 My car is the red one.
 Karşıdaki kırmızı araba benim arabam.
my interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (expressing surprise) (şaşkınlık ifadesi)hayda ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  (gayri resmi)hoppala ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Oh, my! Are you serious?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
all my life advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (throughout my lifetime)hayatım boyunca, yaşamım boyunca z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I was born in Manchester, and I've lived here all my life.
Be my guest! exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." (help yourself)kendin al ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  buyur ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 If you want some lemonade, be my guest!
Cross my heart and hope to die interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" infantile (promise)yemin ederim ki, Allah canımı alsın ki ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Mum, I'll clean my room in the morning. Cross my heart and hope to die!
dearest,
my dearest
interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!"
(term of affection)canım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  tatlım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
from my own experience advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (having experienced it myself)deneyimlerime dayanarak z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  tecrübelerime dayanarak z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
in my opinion advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (to my mind, as far as I am concerned)bence z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  bana göre z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  kanaatimce, kanımca z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  bana kalırsa z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 In my opinion she's too young to get married and have children.
Kiss my ass! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" slang, vulgar (expressing defiance or contempt) (kaba)halt etmişsin ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 You don't like it? Well, kiss my ass!
My bad! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" slang (admitting a mistake)benim hatam ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Did I step on your foot? Sorry! My bad!
my darling nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (term of affection)sevgilim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  aşkım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 By the time you get this, my darling, I shall be in France.
my dear interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (term of affection)canım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  şekerim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 "Frankly, my dear, I don't give a damn!" is the line famously spoken by Rhett Butler in "Gone With The Wind".
my friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ironic, informal (used to threaten or warn)dostum i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  arkadaşım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Any more of that talk, my friend, and there will be trouble!
my friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. dated (informal address)ahbap i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
my God! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (expressing shock or surprise)aman Allahım, aman tanrım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Oh my God! Get that child out of that mud puddle this instant!
my goodness interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (astonishment)aman tanrım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 My goodness! What a lot of food you have prepared!
My little one. interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (affectionate term for a child)yavrum, yavrucuğum ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  küçüğüm ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Come here, my little one, and I'll tell you a story.
my love nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (affectionate term)aşkım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Are you coming my love?
my name is (I am called, I am known as)adım
  ismim
 My name is Joe.
my pleasure interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (you're welcome)bir şey değil ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  zevk duydum ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  (resmi)rica ederim ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 A: Thanks for all your help. B: My pleasure. A. Thank you. B. My pleasure.
my word nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (my solemn promise)söz, şeref sözü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 On my word, I will be there on time. This car is in 100% perfect condition, I give you my word.
my word interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (expressing astonishment)aman, aman tanrım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 My word, that candy certainly is sour! My word, that is one beautiful woman.
never in my life advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (not ever)hayatımda hiç, hiçbir zaman
 Never in my life have I seen such an ugly dog!
oh my interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal (expressing surprise or concern)hay Allah ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  aman tanrım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  (gayri resmi)hadi ya, hadi be ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
Oh my God! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (expressing horror or astonishment)aman Allahım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  aman tanrım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
Oh my goodness! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (astonishment)aman tanrım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  aman Allahım ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 Oh my goodness! There's a huge spider in the bathroom!
on my own advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (without company)tek başıma z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  yalnız başıma z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
on my own advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (by myself, without help)kendi başıma z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  kendi kendime z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
on the way,
on my way
advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down."
(en route)yolda z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 We stopped off on the way and took photos.
over my dead body interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" slang, figurative (expressing complete refusal)cesedimi çiğnemen lazım, cesedimi çiğnemeden olmaz, hayatta olmaz ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 You'll have custody of my children over my dead body! You want to borrow my jeans? Over my dead body!
pardon my French interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" informal, figurative (excuse me for swearing) (resmi olmayan dil)küfür ettiğim/kaba konuştuğum için bağışlayın
 That guy's a real bastard, if you'll pardon my French.
with all my heart advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." informal (completely and sincerely)bütün kalbimle z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  en içten duygularımla z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 My darling, I love you with all my heart.
with pleasure,
my pleasure
interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!"
(polite reply to request or thanks)memnuniyetle ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'my' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: that's my [pen, car, daughter], is my own [house, car, decision, business], my favorite [movies, books], daha fazlası...

my' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'my'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.