muttering

Listen:


Bu sayfada: muttering, mutter

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
muttering nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (low speech, mumbling)mırıldanma, mırıltı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  fısıldama, fısıltı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Bob, speak up. I can't hear your muttering.
muttering nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (complaining, grumbling)homurdanma, homurtu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  söylenme, şikâyet etme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 No one likes to eat with grandpa because of his constant muttering at the dinner table.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
mutter viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (talk indistinctly)mırıldanmak, fısıldar gibi konuşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Tim muttered to himself as he worked.
mutter [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (utter indistinctly)mırıldamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  fısıldamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Antony looked embarrassed and muttered an excuse.
mutter that vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (with clause: say indistinctly)mırıldamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  mırıldanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  homurdanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
mutter nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (indistinct speech)homurtu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  mırıltı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She wrote the assignment on the board, ignoring the mutters of complaint behind her.
mutter viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (complain)şikayet etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  söylenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  sızlanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Tom's team muttered with dissatisfaction.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

muttering' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'muttering'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.