must

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations strong: /ˈmʌst/, weak: /məst/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/mʌst/ ,USA pronunciation: respelling(must)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (obligation, have to)malı, -meli y f
  gerekli olmak, lazım olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  zorunlu olmak, mecbur olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 You must get a new driving licence.
 Yeni bir ehliyet almalısınız.
 Oraya bugün gitmemiz gereklidir (or: lazımdır).
 Gümrükte bavulunuzu memura göstermeye mecbursunuz.
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (estimate)(ol) malı y f
 I'm not sure how much, but I must drink over three glasses of water a day.
 Tam emin değilim gerçi ama günde üç bardaktan fazla su içiyor olmalıyım.
must nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sthg necessary)gereklilik, zorunluluk, şart i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Having a computer these days is a must.
 Günümüzde bilgisayar bir gerekliliktir.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
must nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (unfermented pressed grapes)şıra i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The winemaker inspected the must for abnormalities.
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (be obliged to)gerekmek, gerekli olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  -meli, -malı y. f.
 I must attend court on Monday or I will be arrested.
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (feel obligation to)gerekmek, gerekli olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  -meli, -malı sonek
 I must phone Julie later. I promised I would.
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (have necessity)lazım, gerek y. f.
 I must have one of those purses! Where can I buy one?
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (be expected to) (beklenti)-meli, -malı sonek
 You must always finish your work on time for this teacher.
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (is it necessary) (soru)lazım mı, gerekli mi y. f.
 Must you always sing that stupid song?
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (should: strong)-meli, -malı sonek
  gerekli, lazım s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 You must report these things to the police.
must v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (supposition)olması lazım
  -meli, -malı sonek
 Surely John must have finished that work by now?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
it must be [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (has to be true)olmalı
 The cat has just had kittens, so it must be female.
it must be [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (it is very probably) (büyük ihtimalle)olmalı
 If the newspaper says it's true, it must be. The dog is barking; it must be the mailman.
it must be v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (it is fated)olması gerekmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 No sane man seeks his own death; but if it must be, let it be swift and painless.
must-have nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sth] essential to own)gerekli şey, lazım şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sahip olunması gereken şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This useful book is a must-have for all dog owners.
must-have adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (essential or desirable)gerekli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  elzem s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 This scarf is the must-have accessory for all fashion lovers.
must-see adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal ([sth] recommended to be seen)görülmesi gereken s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Citizen Kane is one of the must-see movies of all time.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'must' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: must [go to, see, try], that is an absolute must!, must [consider, think about], daha fazlası...

must' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'must'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.