WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

mixed grill


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"mixed" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: grill
Bu sayfada: mixed, coed, coeducational, mix

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
mixed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (assorted, various)karışık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  çeşitli, muhtelif s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Rachel bought a bag of mixed nuts for the party.
mixed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (of mixed race or blood)melez s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Shaun was mixed, which meant that living in a small town in Alabama wasn't safe in the early 20th century.
mixed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (for both sexes)kızlı erkekli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  karma s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Our local swimming pool has mixed changing rooms.
mixed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (feelings: conflicting) (duygu)karışık, karmaşık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  çelişkili s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Tom had mixed feelings about his son leaving for college.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
mixed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (marriage: interracial) (evlilik)ırklararası s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Aaron's mom was racist and didn't approve of his mixed marriage.
mixed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (salad: with varied ingredients) (salata)karışık s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Kate made a mixed salad.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
coed,
co-ed,
also UK: mixed,
mixed-sex
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
mainly US, abbreviation (co-educational)kızlı erkekli, karma s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Did you live in a coed dorm in college?
coed,
co-ed
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US, dated, abbreviation (female student)(karma okulda) kız öğrenci i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 How many students join sororities or call themselves coeds now?
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
coeducational,
co-educational,
also UK: mixed,
mixed-sex
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
mainly US (school: for both sexes) (eğitim)karma s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The school Valerie went to was coeducational, but she is a teacher at an all-girls' school.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
mix vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (blend)karıştırmak, harmanlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 We mixed red and yellow paint to create orange paint.
 Turuncu boya elde etmek için kırmızı ve sarı boyaları karıştırdık.
mix [sth] with [sth] vtr + prep (combine)karıştırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  katmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Mix the butter with the sugar, then add the eggs.
 Yağı şekerle karıştırıp, yumurtayı ekleyin.
mix [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (stir)karıştırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The recipe says to mix the ingredients until the butter has been absorbed.
mix viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (be blended, combine)karışmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Just add the water and the juice, and they will mix on their own.
mix nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (blend, mixture)karışım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Orange paint is a mix of red paint and yellow paint.
 Turuncu boya, kırmızı ve sarı boyaların bir karışımıdır.
mix nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (proportions)oran i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  karışım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The correct mix to create this colour paint is 4 parts blue and 2 parts red.
mix nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (food: semi-prepared) (kısmen hazır yiyecek)karışım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Don't bother making a cake from scratch. Just buy a cake mix.
 Sıfırdan kek yapma zahmetine girmek yerine bir kek karışımı satın al.
mix nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (variety of people)her türden insan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There was a good mix at the party - plenty of single guys and single girls.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
mix nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (act of mixing)karıştırma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  harmanlama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The mix of the ingredients took ten minutes to accomplish.
mix nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (music compilation) (müzik)miks i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I created a mix of my favourite music for you on a CD.
mix viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." informal (be compatible)birbirine uymak, uyuşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kaynaşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 They say that American guys and Spanish girls mix pretty well.
mix viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (spend time together)birlikte zaman geçirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (gayri resmi)takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I really like Robert, but we don't mix.
mix [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (music: blend tracks) (müzik)miks yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The DJ mixed the two tunes expertly. We should go to that dance club again.
mix with [sb/sth] vtr phrasal insepphrasal verb, transitive, inseparable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, not divisible--for example,"go with" [=combine nicely]: "Those red shoes don't go with my dress." NOT [S]"Those red shoes don't go my dress with."[/S] informal (be sociable, mingle)kaynaşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  karışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The politician mixed with the crowd, saying hello to everybody.
mix with [sb] vtr phrasal insepphrasal verb, transitive, inseparable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, not divisible--for example,"go with" [=combine nicely]: "Those red shoes don't go with my dress." NOT [S]"Those red shoes don't go my dress with."[/S] informal (socialize) (birisiyle)takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kaynaşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I like to mix with people of all ages as this helps broaden my outlook on life.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
mixed | coed | coeducational | mix
İngilizceTürkçe
coeducational school,
co-educational school,
also UK: mixed school,
mixed-sex school
mainly US (school for both sexes)karma okul, karma eğitim veren okul i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
mixed bag nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal ([sth] varied, variable)çok karışık/karmakarışık şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The album is a mixed bag – some of the songs are really good, but others are a bit forgettable.
mixed blessing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (source of joy and pain)hem olumlu hem olumsuz yönleri olan şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Computers are a mixed blessing – they're fine when they work and infuriating when they don't!
mixed feelings nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (conflicted emotions)karışık duygular çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
mixed race,
mixed-race
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(of parents from different ethnicities)karışık ırk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  melez s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
Not: hyphen used when term is an adj before a noun
 Barack Obama is the first mixed-race president of the United States.
mixed up,
mixed-up
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
figurative, informal (person: confused) (kişi)aklı karışmış, kafası karışmış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  afallamış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The experience left me feeling very mixed up. She is a very mixed-up kid.
get mixed up with [sb/sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (become involved with) (bir işe, vb.)karışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (kötü arkadaşlarla, vb.)takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Brad got mixed up with the wrong crowd in his teenage years and ended up dropping out of school with no qualifications.
be mixed up with [sb/sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (be involved with) (bir işe, vb.)karışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (kötü arkadaşlarla, vb.)takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Don is mixed up with some very dubious people; I think they might be involved in organized crime.
get [sth/sb] mixed up with [sth/sb] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (confuse two people or things)birbiri ile karıştırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 My husband is hopeless at recognizing celebrities—he always manages to get Ed Sheeran mixed up with Prince Harry.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

mixed grill' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'mixed grill'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.