mincing

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈmɪnsɪŋ/US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(minsing)

From the verb mince: (⇒ conjugate)
mincing is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: mincing, mince

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
mincing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal, pejorative (man, gait: effeminate) (erkek, yürüme şekli, vb.)kadınsı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  efemine s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (argo)karı gibi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
mince nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (ground beef, lamb, etc.)kıyılmış et, kıyma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Tom bought some fresh mince from the butcher.
mince [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." UK (meat: grind)kıyma yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (et)kıymak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Karen minced some meat for sausages.
mince [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." US (food: chop into pieces)kıymak, ince ince doğramak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Richard minced the vegetables for the pan.
mince viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." pejorative (walk daintily)kırıtarak yürümek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Kelsey minced down the street in her high heels.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
mince vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (words: moderate)nezaketle konuşmak, zarif bir şekilde konuşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

mincing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'mincing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.