Bu sayfada: min, minor, minute
'min' 'minor', 'minute' için alternatif bir terimdir. Aşağıdaki satırlardan birinde veya birkaçında bulabilirsiniz.'min' is an alternate term for 'minor', 'minute'. It is in one or more of the lines below.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
min,
min.
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
often plural, abbreviation (minute)küçücük/ufacık şey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Hold on! I'll be there in a min.
min,
min.
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
written, abbreviation (minimum)asgari değer, minimum değer i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
min,
min.
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
written, abbreviation (minor) (müzik)minör i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
min,
min.
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
written, abbreviation (minor) (minör)min. i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
minor adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (lesser, smaller) (yara, hastalık, hasar)hafif s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  küçük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  az s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The doctor has to ignore the more minor injuries because so many people were hurt.
minor adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not as important)önemi az, ikincil s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  önemsiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That's a minor issue; there are more important things to think about.
minor adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." US (league: not premier) (lig)ikinci s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The baseball player was successful in the minor leagues.
minor,
min,
min.
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(music: one half-step down)minör s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The melody went down a minor step.
minor nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] under age of sexual consent)ergin olmayan/rüştünü ispat etmemiş çocuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Aaron was arrested for having sex with a minor.
minor nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] not yet legally adult)reşit olmayan kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  gayrireşit kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Erin wasn't allowed to buy alcohol because she was still a minor.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
minor adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (under age of sexual consent)gayrireşit, reşit olmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The minor girl's boyfriend was arrested.
minor adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not yet legally adult) (hukuk)gayrireşit, reşit olmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The bouncer kicked the minor boys out of the bar.
minor adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (musical key) (müzik)minör s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The pianist played a minor chord.
minor,
min,
min.
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(music: note one half-step down)(müzik) minör i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Tom sang the minor to Shaun's note.
minor nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (university: secondary subject) (üniversitede)yardımcı branş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Kelsey earned a minor in music.
minors nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." US (sports: minor leagues) (spor)ikinci lig i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
minute,
min,
min.
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(period of sixty seconds) (altmış saniye)dakika i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The alarm will ring in one minute.
 Bir dakika sonra alarm çalacak.
minute nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (moment, brief time) (çok kısa bir zaman)an i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I was only gone for a minute!
 Sadece bir anlığına dışarı çıkmıştım.
minutes nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (written record: of a meeting)tutanak, not i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  zabıt i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The secretary keeps the minutes of the meeting.
minute adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (tiny)çok ufak, minik, çok küçük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 They wrote down even the minute details of their plan.
 Planlarını en küçük ayrıntısına kadar kağıda geçirdiler.
minute adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (unimportant) (mecazlı)önemsiz, ehemmiyetsiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That is a minute problem and isn't worth the trouble.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
minute nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (geometry, coordinates) (matematik)dakika i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Thirty minutes is half of a degree.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

min' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'min'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.