WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
mention [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (speak of, refer to)bahsetmek, sözetmek, anmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Don't forget to mention the party when you talk to Olivia.
mention that vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (refer to a fact)bahsetmek, söz etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dile getirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (konuya, vb.)değinmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He mentioned that he had lived in Rome once.
mention [sth] to [sb] vtr + prep (speak of) (bir şeyi birisine)söylemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Did you mention the car problem to James?
mention to [sb] that v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (tell [sb] [sth])söz etmek, sözünü etmek, lafını etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  söylemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 During our conversation, Julia mentioned to me that she thought Kara had a new boyfriend.
mention nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (reference)bahsetme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  bahis i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  atıf i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The mention of her time in France didn't lead to any questions.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
mention nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (formal citation)alıntı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Because of his bravery, he was given a mention in dispatches.
mention [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (cite formally)alıntılamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Your thesis should mention all primary works consulted in the bibliography.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
don't mention it interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (you're welcome)rica ederim, bir şey değil, estağfurullah ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  önemli değil ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  lafı mı olur ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 "Thanks so much for all your help." "Don't mention it! It was no trouble."
not to mention conjconjunction: Connects words, clauses, and sentences--for example, "and," "but," "because," "in order that." (as well as)ve bağ.bağlaç: Kendi başına bir anlam taşımayan, cümlede eş görevli sözleri ve cümleleri birbirine bağlayan sözcüktür (örnek: "kitabı aldı, fakat geri vermedi").
  ayrıca z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  ilaveten z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I've got to take the kids to school, not to mention do the shopping.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'mentioned' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: said, daha fazlası...

mentioned' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'mentioned'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.