maker

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈmeɪkə/US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(mākər)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
maker nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person who makes, creates [sth])yapan kimse, yapıcı, yapımcı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  imalatçı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The maker of the car had gone out of business a few years ago.
maker nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. as suffix (appliance for making [sth])yapan şey, yapıcı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The engineer tried to design a better ice-cream maker.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
maker nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (creator, God) (mecazlı)Allah, Tanrı, Yaratan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
maker nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (executor)vasiyeti uygulayan kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  vasiyeti infaz memuru i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The family attorney was assigned as the maker of the will.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
coffee maker nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (machine that brews coffee)kahve makinası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This coffee maker can make both espresso coffee and cappuccino coffee.
decision maker,
decision-maker
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(manager)karar mercii i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  karar verici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
holidaymaker,
holiday-maker
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
UK (tourist, person on vacation)tatilci i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The beach was crowded with holidaymakers.
ice cream maker,
ice-cream maker
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(appliance: makes ice cream)dondurma makinesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I am thinking of buying an ice cream maker this summer, so we can make our own.
policymaker,
policy maker,
policy-maker
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(person: sets policy)politika belirleyici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
program maker (US),
programme maker (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
often plural (TV broadcaster or producer)yayıncı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'maker' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: a [cabinet, watch, wine] maker, [policy, law] makers in [Washington], a [waffle, sandwich, coffee, bread] maker, daha fazlası...

maker' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'maker'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.