lookout

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈlʊkaʊt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈlʊkˌaʊt/ ,USA pronunciation: respelling(lŏŏkout′)

Bu sayfada: lookout, look out

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
lookout nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (observation post)gözetleme yeri i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The police sat at the lookout, watching for criminal activity.
lookout nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: keeps watch)gözcü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  nöbetçi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The neighborhood watch made sure there was always someone acting as a lookout after the local burglary.
lookout nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK, informal (object of concern)problem, sorun i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 If James wants to gamble away all his money and end up penniless, that's entirely his lookout.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
Look out! vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (be careful!)dikkatli olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Look out, an earthquake just started!
look out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (observe from indoors)-den dışarı bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If you look out from the window, you can see the ocean.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
lookout | look out
İngilizceTürkçe
keep on the lookout,
stay on the lookout
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(keep watch)gözcülük etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I'll keep on the lookout and let you know if I spot anything unusual.
on the lookout for [sth/sb] exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." (vigilant for)tetikte olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dikkatli olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Be on the lookout for any suspicious activity in your neighborhood.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'lookout' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: manning the lookout, abandoned his lookout, was [put, placed] on lookout (for the night), daha fazlası...

lookout' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'lookout'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.