kiss

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈkɪs/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/kɪs/ ,USA pronunciation: respelling(kis)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
kiss viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (join lips)öpüşmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 They kissed passionately.
 Tutkulu bir şekilde öpüştüler.
kiss vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (press lips together with [sb])(dudaktan) öpmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She kissed him.
 Onu öptü.
kiss [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (touch lightly with the lips) (dudakla hafifçe dokunmak)öpmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  öpücük kondurmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She kissed his cheek.
 Onu yanağından öptü.
 Bebeğinin yanağına bir öpücük kondurdu.
kiss nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (a touch with the lips)öpücük, buse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Imogen's kiss took James by surprise.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
kiss nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (slight touch) (mecazlı)hafif dokunuş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He felt the kiss of the breeze on his bare arm.
Kisses nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, ® (chocolate) (tescilli ticari marka)Kisses damla çikolata i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I got a box of chocolate Kisses for Valentine's Day.
kiss [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (touch gently) (mecazlı)hafifçe dokunmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The white ball was just kissing the eight ball.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
kiss [sb/sth] off vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game." US, slang (disregard, consider lost)işten atma, yol verme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  aldırmamak, aldırış etmemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Kiss off your inheritance: your mother left everything to her cousins twice removed.
kiss up vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." figurative, slang (be obsequious) (argo)yalakalık etmek, yalakalık yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dalkavukluk yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I can't stand Kate; she's always kissing up at work.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
kiss and make up v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal, figurative (be reconciled)öpüşüp barışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The pair kissed and made up after a nine-year feud.
Kiss my ass! interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" slang, vulgar (expressing defiance or contempt) (kaba)halt etmişsin ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 You don't like it? Well, kiss my ass!
kiss of death nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative ([sth] with a destructive effect) (mecazlı)bela, musibet, felaket i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This timeslot has proved to be the kiss of death for many previous programs.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'kiss' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: neck, pet, smack, daha fazlası...
Eşdizimler: kissed [her, his wife, each other, his lips], a [big, small, sweet, tender, slobbery] kiss, playing kiss chase (with), daha fazlası...

kiss' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'kiss'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.