killing

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈkɪlɪŋ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈkɪlɪŋ/ ,USA pronunciation: respelling(kiling)


Bu sayfada: killing, kill

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
killing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (murder: of a person)cinayet, adam öldürme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Investigators soon uncovered evidence of a killing.
killing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (murder: of many people)cinayet i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Racially motivated killing is a plague on humanity.
killing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (exhausting) (mecazlı)çok yorucu, zahmetli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 This killing heat makes it impossible to work.
killing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (slaying, culling: of an animal)(hayvan) öldürme/kesme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
kill vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (cause death)öldürmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (argo)gebertmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He killed the ant before it could bite him.
 Karıncayı, kendisini ısırmadan önce öldürdü.
 Sokakta kendisine saldıran adamı gebertti.
kill vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (put an end to)sonlandırmak, bitirmek, durdurmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They killed the project after the customer stopped paying.
 Müşteri ödeme yapmamaya başlayınca projeyi sonlandırdılar.
kill vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (turn off)durdurmak, kapatmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Kill the car engine. We are going to be here for a while.
 Arabanın motorunu durdur. Burada bir süre duracağız.
kill [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (deaden) (mecazlı)azaltmak, hafifletmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  dindirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Take the aspirin. It will kill the pain.
kill viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (engage in killing)öldürmek, katletmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The soldier no longer thought about what he was doing, and just killed.
kill [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative, informal (hurt physically) (mecazlı)canına okumak, öldürmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I've got to take these shoes off. My feet are killing me.
kill [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative, informal (hurt emotionally) (mecazlı)çok üzmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  mahvetmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 It kills me to see you leave the company. Please reconsider!
kill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (animal: hunted)av i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The deer hunter got his first kill when he was 17.
kill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (animals: total killed)avlanan hayvan sayısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The kill this hunting season was 9832 turkeys.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
kill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (act of killing)öldürme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We saw lions hunting and even witnessed a kill when they attacked a buffalo.
kill [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (defeat in parliament) (mecazlı)veto etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The bill was killed with a vote of fifty-five to forty-five.
kill [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." slang, figurative (amuse) (mecazlı)çok güldürmek, gülmekten öldürmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 You are killing me! That is so funny!
kill [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." slang, figurative (drink up) (içki, mecazlı)içip bitirmek, diplemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He killed his beer and they went to the next bar.
kill [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." informal, figurative (golf, rugby ball: stop) (topu, vb.)durdurmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The squash player killed the ball with a nick.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
killing | kill
İngilizceTürkçe
honor killing (US),
honour killing (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(murder of [sb] who disgraces family)namus cinayeti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: The term "honor killing", although it continues to be used in the media, is increasingly considered to be offensive.
make a killing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. slang, figurative (make a large profit) (mecazlı)büyük kar etme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (mecazlı)vurgun vurma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (argo)parsayı toplama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They made a killing last year buying up apartment buildings.
mercy killing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (euthanasia)ümitsiz durumdaki hastayı öldürme, ötenazi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She gave her husband a fatal overdose because he was dying painfully from cancer, but a mercy killing is still against the law.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'killing' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

killing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'killing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.