kid

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈkɪd/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/kɪd/ ,USA pronunciation: respelling(kid)

Inflections of 'kid' (v): (⇒ conjugate)
kids
v 3rd person singular
kidding
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
kidded
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
kidded
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
kid nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (child)çocuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
kid nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (young goat)keçi yavrusu, oğlak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The goat gave birth to a kid last month.
kid adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (younger) (kardeş, vb.)küçük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Ben took his kid sister to school.
kid viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." informal (joke)şaka yapmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Amy was just kidding around with her friends, but she got in trouble at school for it.
kid [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (joke)dalga geçmek, takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  alay etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Karen made a face and said, "You've got to be kidding me!"
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
kid leather nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (kid leather)keçi derisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Kate bought a new jacket made of kid leather.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
kid around vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal (behave jokingly or playfully) (gündelik dil)dalga geçmek, takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  şaka yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Stop kidding around! Sit down and shut up!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
kid brother nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (younger male sibling)küçük (erkek) kardeş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He may be 22 now, but he'll always be my kid brother!
kid yourself v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (deceive yourself, be in denial)kendini kandırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Don't kid yourself, the relationship is over.
school kid nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (child of school age) (gündelik dil)okul çocuğu, okul çağındaki çocuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When I was a school kid I had to walk miles to school.
snotty kid nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, pejorative, informal (unpleasant child) (kaba)terbiyesiz/arsız/edepsiz çocuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kendini beğenmiş çocuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sümüklü çocuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I wouldn't pay him any mind - he's just a snotty kid.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'kid' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: tease, joke, mock, razz, rib, daha fazlası...
Eşdizimler: is my kid [brother], is a real kid pleaser, don't like that kid stuff anymore, daha fazlası...

kid' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'kid'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.