joking

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈdʒəʊkɪŋ/

From the verb joke: (⇒ conjugate)
joking is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: joking, joke

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
joking nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (telling jokes)fıkra anlatma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Joking is a way for some people to deal with confrontation.
joking adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (in humor, jest)esprili s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  latifeli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Sarah made a joking comment about her weight, but no one thought it was funny.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
joke nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (funny comment)şaka, espri, latife i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He kept making funny jokes about the people there.
 Orada bulunan insanlar hakkında komik şakalar yapıp durdu.
joke nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (amusing story)fıkra, nükte i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He told a joke about a priest, a rabbi and an imam.
 Bir rahip, bir haham ve bir imam hakkında fıkra anlattı.
joke viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (amuse others)dalga geçmek, alaya almak, eğlenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  şaka yapmak, espri yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She joked about his moustache.
 Adamın bıyığıyla dalga geçti.
 Merak etme, şaka yaptım. Senden nefret etmiyorum.
joke viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (tell or make jokes)şaka yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  şaka söylemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  espri yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  şaka etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 We were joking all night.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
joke nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (prank)muziplik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  eşek şakası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He played a joke on the unsuspecting actress.
joke nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal (laughingstock) (mecazlı)alay konusu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gayri resmi)maskara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 That stupid guy is the biggest joke around!
joke nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal ([sth] ridiculous) (mecazlı)rezalet s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  rezillik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His violin playing is a sad joke.
joke nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, informal ([sth] trivial) (önemsiz şey, mecazlı)şaka i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 War is no joke.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'joking' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: anyway, joking aside, but all joking aside, joking apart, I really [think, believe], daha fazlası...

joking' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'joking'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.