insinuate

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ɪnˈsɪnjueɪt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ɪnˈsɪnjuˌeɪt/ ,USA pronunciation: respelling(in sinyo̅o̅ āt′)

Inflections of 'insinuate' (v): (⇒ conjugate)
insinuates
v 3rd person singular
insinuating
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
insinuated
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
insinuated
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
insinuate vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (imply, suggest)ima etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  demek istemek, demeye getirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
insinuate,
insinuate that
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(with clause: imply)-i ima etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He insinuated that they were lying without actually saying so.
insinuate vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (insert, introduce)yavaşça/sinsice girmek/içeri sızmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
insinuate [sth/sb] into [sth] vtr + prep (insert, introduce: into [sth])-e sokmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Robert insinuated his wife into the top echelons.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'insinuate' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

insinuate' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'insinuate'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.