housing

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈhaʊzɪŋ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈhaʊzɪŋ/ ,USA pronunciation: respelling(houzing)

From the verb house: (⇒ conjugate)
housing is: Click the infinitive to see all available inflections
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
Bu sayfada: housing, house

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
housing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. uncountable (accommodation for a family)ev, mesken, konut i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It's important that the government helps refugees find housing.
housing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. uncountable (industry, economy: property)iskân i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Pam works in housing as a real estate agent.
housing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (casing for object)mahfaza, zarf i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Ben opened the housing of the computer to see what was going on inside.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
housing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (group of houses)konutlar, evler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 The housing on the other side of the river is more affordable and quieter as well.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (residence building)ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  mesken, konut i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Their new house has three bathrooms.
 Yeni evleri üç odalı.
 Bu konutlarda iki adet banyo bulunmaktadır.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (household)ev halkı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The whole house was in mourning for Mr. Saunders.
house vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (provide a storage place)saklamak, barındırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 This cabinet houses all our stationery.
 This sentence is not a translation of the original sentence. Eti buzdolabında saklamanız gerekir.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (shelter)barınak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yuva i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Some animals build their houses out of straw.
house [sth/sb] in [sth] vtr + prep (keep in a dwelling)barındırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The university houses its students in very old buildings.
 Bu üniversite, öğrencilerini çok eski binalarda barındırmaktadır.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (building)bina i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: Usually used in compound forms: "schoolhouse," "coffee house," "jailhouse," etc.
 There's a florist between the coffee house and the schoolhouse. The legislature meets in the State House.
house,
House
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(hall) (mecliste)kamara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The British Parliament meets in the House of Commons.
house,
House
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(family) (krallıkta)hanedan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  aile i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The House of Tudor ruled from 1485 to 1603.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (legislative body)meclis i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Most parliaments have an upper and a lower house.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (business firm)şirket, firma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kuruluş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He works for a publishing house.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (university college)üniversite koleji i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The university is divided into several houses.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (members of a college)üniversite koleji i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The two houses will be competing in the rowing regatta.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (gambling: casino) (kumar)kasa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kumarhane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It never pays to gamble because the house always wins.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (audience)seyirci i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  izleyici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  dinleyici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  seyirci kitlesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The producer was pleased to see there was a good house on the play's opening night.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (convent or abbey)manastır i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There used to be lots of religious houses in this area.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (church, mosque, synagogue)ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ibadethane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Speak quietly when you enter God's house.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (residential division in boarding school) (okul)yurt i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The school had 6 houses.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (team in British school)okul takımı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I'm in Newton house at school; our colour is red.
house [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (provide housing)ev sağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  iskan etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The hall will house two hundred people.
house [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (provide a workplace)bulundurmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 This building houses the workshop.
house [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (secure)yerleştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  muhafaza etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The machine can be housed in its case for transit.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
housing | house
İngilizceTürkçe
housing estate nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (residential development)toplu konut bölgesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She lives on one of those anonymous housing estates, full of tiny houses that all look alike.
housing market nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (property trade)konut piyasası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The housing market suffered a big drop during the financial crisis of 2009.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'housing' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: the Affordable Housing Act, building a new housing development, lives in a housing project, daha fazlası...

housing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'housing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.