WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

house agent


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"house" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: agent

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (residence building)ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  mesken, konut i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Their new house has three bathrooms.
 Yeni evleri üç odalı.
 Bu konutlarda iki adet banyo bulunmaktadır.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (household)ev halkı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The whole house was in mourning for Mr. Saunders.
house vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (provide a storage place)saklamak, barındırmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 This cabinet houses all our stationery.
 This sentence is not a translation of the original sentence. Eti buzdolabında saklamanız gerekir.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (shelter)barınak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yuva i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Some animals build their houses out of straw.
house [sth/sb] in [sth] vtr + prep (keep in a dwelling)barındırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The university houses its students in very old buildings.
 Bu üniversite, öğrencilerini çok eski binalarda barındırmaktadır.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (building)bina i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: Usually used in compound forms: "schoolhouse," "coffee house," "jailhouse," etc.
 There's a florist between the coffee house and the schoolhouse. The legislature meets in the State House.
house,
House
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(hall) (mecliste)kamara i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The British Parliament meets in the House of Commons.
house,
House
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(family) (krallıkta)hanedan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  aile i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The House of Tudor ruled from 1485 to 1603.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (legislative body)meclis i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Most parliaments have an upper and a lower house.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (business firm)şirket, firma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kuruluş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He works for a publishing house.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (university college)üniversite koleji i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The university is divided into several houses.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (members of a college)üniversite koleji i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The two houses will be competing in the rowing regatta.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (gambling: casino) (kumar)kasa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kumarhane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It never pays to gamble because the house always wins.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (audience)seyirci i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  izleyici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  dinleyici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  seyirci kitlesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The producer was pleased to see there was a good house on the play's opening night.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (convent or abbey)manastır i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There used to be lots of religious houses in this area.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (church, mosque, synagogue)ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  ibadethane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Speak quietly when you enter God's house.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (residential division in boarding school) (okul)yurt i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The school had 6 houses.
house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (team in British school)okul takımı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I'm in Newton house at school; our colour is red.
house [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (provide housing)ev sağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  iskan etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The hall will house two hundred people.
house [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (provide a workplace)bulundurmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 This building houses the workshop.
house [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (secure)yerleştirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  muhafaza etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The machine can be housed in its case for transit.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
beach house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (seaside chalet) (deniz kenarında)yazlık ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She invited me to spend a week at her beach house.
boarding house,
boardinghouse
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(guesthouse: offers lodging)pansiyon i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  misafirhane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Some friends and I are staying in a boarding house this summer.
coffeehouse,
also UK: coffee house
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(establishment where coffee is served)kahvehane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gündelik dil)kahve i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Golden Horn was a 60's coffeehouse where you could find coffee, folk songs and poetry but no alcohol .
council house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (home: subsidized)sosyal konut i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
country house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (mansion)malikane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  konak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  köşk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
detached house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (house with no shared wall)müstakil ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My elderly in-laws live in a detached house in Staines.
doghouse nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (kennel for a dog)köpek kulübesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Gwen built a doghouse for her new puppy to sleep in.
dollhouse (US),
doll's house,
dolls' house (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(miniature house for dolls)oyuncak bebek evi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Edgar built an elaborate dollhouse for his granddaughter.
guesthouse,
also UK: guest house,
guest-house
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(boarding house or inn)misafirhane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  pansiyon i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My parents stayed in a nearby guest house while visiting us for three weeks.
guesthouse,
also UK: guest house,
guest-house
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(outbuilding for guests)konuk evi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Grandma and Grandpa will stay in the guesthouse when they visit.
haunted house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (house occupied by a ghost)hayaletli ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  perili ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Strange noises came from the haunted house late at night.
haunted house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fairground attraction) (lunapark)perili ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The two girls came out of the haunted house shrieking and giggling.
house arrest nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (imprisonment in one's home)ev hapsi, (evde) göz hapsi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Burmese political dissident was under house arrest for many years.
House of Commons nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (part of Parliament) (İngiltere, Kanada, vb.)Avam Kamarası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The MP for North Durham led the debate in the House of Commons.
House of Lords nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK (Parliamentary chamber of peers) (İngiltere)Lordlar Kamarası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Labour party plans to replace the House of Lords with an elected senate.
House of Representatives nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (lower chamber of Congress) (ABD)Temsilciler Meclisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
House of Representatives nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (lower chamber of state legislature) (ABD)Temsilciler Meclisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
house party nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (social gathering at [sb]'s house)ev partisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We went to a house party yesterday. I couldn't sleep last night because our neighbors had a very loud house party.
housewarming,
house-warming,
house warming
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(party to celebrate new home)yeni eve taşınma partisi, hoşgeldin partisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Hudsons held a lavish housewarming when they moved into their new house.
in-house adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (company: internal)şirket içi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kurum içi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 They will provide in-house training instead of sending the whole staff out of town.
in-house advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (company: internally)kurum içinde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  şirket içinde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Every part is manufactured in-house.
keep house vtr + n (do housework)evi idare etmek, evi çekip çevirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 While she was sick, her sister kept house for her.
keep house vtr + n figurative (maintain accounts) (mecazlı)muhasebesini tutmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  hesaplarını yürütmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Since Brett kept house for the company, he was the first suspected of wrongdoing when the company was accused of fraud.
lady of the house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. dated (wife: manages home)evin hanımı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The telemarketer asked to speak to the lady of the house.
man of the house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (responsible head of household)evin erkeği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Jim became man of the house after his father died.
manor house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (country house, stately home, mansion)malikane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  konak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There is a village fete at the manor house this weekend.
master of the house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (male head of household)evin beyi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The master of the house is not necessarily the male head, but it is whoever holds the final say in certain familial matters.
mobile home,
house trailer
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(trailer used as permanent residence)mobil ev, taşınabilir ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  büyük karavan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 While we were saving up to buy a house, we rented a mobile home on the outskirts of town.
move house vtr + n (change residence)başka eve taşınmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 We're moving house so we need to pack everything into boxes.
open house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (event permitting free entry to all)herkese açık etkinlik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The event is open house; everybody is welcome to visit the college and find out about its activities.
opera house,
opera
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(building where opera is performed)opera binası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Sydney has one of the world's most famous opera houses. Which metro stop is nearest to the opera?
public house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. UK, formal (drinking establishment)bar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  meyhane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  içkilli mekan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
safe house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (place of security, refuge)sığınak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  güvenli yer i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There are groups that help refugees find a safe house when they reach a new country.
the Speaker,
the Speaker of the House of Commons
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(of legislative body)meclis başkanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  parlamento başkanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (avam kamarası)sözcü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Speaker recalled parliament to discuss an urgent issue.
town house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (home in a city)sıra ev, sıra villa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Town houses usually share their side walls with similar buildings.
town house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (terraced house)sıra ev, sıra villa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The fire quickly spread to a row of town houses.
town house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (large residence in a city)sıra ev, sıra villa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 George was rich enough to buy a town house in Manhattan.
tree house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (playhouse built in a tree)ağaç evi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The kids play in their tree house when they're bored.
upper house,
Upper House
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(higher parliamentary chamber) (ABD)senato i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (İngiltere)Lordlar Kamarası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  üst meclis i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Senate is the upper house of the United States Congress.
White House nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (official residence of US President)Beyaz Saray i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 President Obama and family were the residents of the White House from January 2009 to January 2017.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Eş anlamlılar: realtor, daha fazlası...

house agent' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'house agent'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.