WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

home truth


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"home" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: truth

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (house, apartment)ev, daire i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  mesken, konut i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They've just bought their first home.
 İlk evlerini satın aldılar.
 Şirket, dar gelirli vatandaşlar için uygun fiyatlı meskenler inşa etmeyi kararlaştırdı.
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (household)ev halkı, aile i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (eve ait)ev s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 His home is always noisy and happy.
 Evde neşeli ve yaygaracı bir ailesi vardı.
 Ev masraflarını ödemekte zorlanıyordu.
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (residence)ev, konut i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  mesken i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 They have a second home on the Mediterranean.
home adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (domestic) (eve ait)ev s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He's really into home decorating right now.
 Ev dekorasyonuna iyice merak sarmış durumda.
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. uncountable (native place, homeland)yurt, memleket, vatan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sıla i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I missed home a lot when I was studying abroad.
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (website's main page) (web sitesi)ana sayfa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  giriş sayfası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When you click on 'home', a new window pops up.
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (place where [sth] is found)yurt i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Mars is home to the largest volcano in our solar system. Twickenham is the home of English rugby.
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (headquarters, main office)merkez, genel merkez i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Detroit is the home of the US's automobile industry.
 Detroit şehri, Amerikan otomobil endüstrisinin merkezi durumundadır.
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (institution, asylum)bakımevi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She's living in an old peoples' home.
home advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (toward or to home)ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Let's go home.
 Haydi, eve gidelim.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. uncountable (games: destination) (oyun)hedef i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I can make it to home with one more roll of the dice.
home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. uncountable (baseball: home plate) (beysbol)oyun alanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He stole from third base to home.
home n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (of, from your own country)vatana ait s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  yerel s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  vatan, yurt isim s.
 When we travel abroad, it's good to find a home newspaper from time to time.
home n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (sports: local) (takım)ev sahibi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The home team is going to win the game.
home n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (sports: game played locally) (maç)kendi sahasında yapılan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 It's a home game today.
home viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (go or return to home)yuvaya dönmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 This pigeon always homes the quickest.
home viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (pigeon: navigate way back) (güvercin)yuvasına dönmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Pigeons that home can be used to send messages.
home on [sth] vi + prep (military: go towards a target)hedefe doğru gitmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The missiles are homing on their target.
home [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (bring, send home)yuvasına döndürmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He managed to home a pigeon all the way from France to England.
home [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (direct to a target)hedeflemek, hedef almak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The missile was homed to its target.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
at home advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (in own house)evde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  kendi evinde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I left my wallet at home.
at home advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (sport: in own ground) (ev sahibi takım)kendi sahasında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
at home,
at-home
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(in own house)kendi evindeki s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
at-home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (reception in own house)evinde ağırlama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
back home advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." informal (in your town or country of origin)evindeki s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  ülkesindeki s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Doris missed her life back home in Australia.
back home advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (to your house again)eve z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Steve drove us back home after the party.
come home v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (return to your home)eve dönmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Come straight home after school today, young man! Finn's parents were anxious when he failed to come home after going to the pub with his friends.
feel right at home v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal, figurative (be comfortable)kendini rahat hissetmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kendini evinde gibi hissetmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 This is such a welcoming village - I feel right at home here.
foster home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (child's temporary home)(yetim/ihmal edilmiş çocukları alıp bakımlarını sağlayan) koruyucu ev/aile i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Before being adopted she spent three years in a foster home.
get home viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (arrive at one's house)eve gelmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I just got home from work. Call me when you get home.
go home v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (to house)eve gitmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The party's over, it's time to go home.
go home v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (to country)vatana dönmek, yurda dönmek, memlekete dönmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Lisa had spent five years working overseas and was looking forward to going home.
hit home vtr + n informal, figurative (make impact)can evinden vurmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The extent of Ruth's weight problem really hit home when she saw a picture of herself on a night out.
home brew,
homebrew
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(beer: home-produced)ev yapımı bira i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Peter had made some home brew which we drank together.
home economics nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (school: cookery, textiles, etc.)ev ekonomisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Home economics was only required for young women when I was a child; but it was the boys who needed it the most.
home free adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (sure of safety, success)(başarıyla/alnının akıyla) tamamlanmış, bitirilmiş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
home fries nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." US (pan-fried potatoes)büyük kesilmiş patates kızartması i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
home furnishings nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (furniture, décor for house)ev eşyaları çoğ i
  mobilyalar çoğ i
 Your choice of home furnishings says a lot about you to your visitors.
home office nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (working area in one's house)ev ofisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She shut the door to her home office to drown out the kids' noise.
home page,
homepage
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(website's introductory page) (web sitesi)ana sayfa i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Click here to return to our home page.
home rule,
Home Rule
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(self-government)özerk yönetim, özerklik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Greenland achieved home rule in 1979.
home run nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (baseball: run scored by batter on single hit)sayı vuruşu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The batter hit a home run and began his ceremonial trot around the bases.
home stretch nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (final stages: of race or journey)son kısım, son bölüm i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 As they approached the home stretch, the two runners engaged in a thrilling race to the finish line.
Home sweet home. exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." (preference for own home)evim güzel evim deyim
home to exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own." (place [sb/sth] is based)evsahipliği yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 North Carolina is home to many companies, including Bank of America.
home town nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (town or city where one grew up)kişinin doğup büyüdüğü yer, memleket i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Linda had not been back to her home town of Sydney for many years.
home town nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (town or city where one lives)kişinin yaşadığı şehir i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Pinehurst residents have plenty of reasons to be proud of their hometown.
homegrown,
home-grown
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(grown locally)belli bir bölgede yetişen/yetiştirilen s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 You can buy homegrown vegetables at the local farmers' market.
homegrown,
home-grown
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
figurative (native, local) (mecazlı)yerli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Renren is China's homegrown version of Facebook.
homemade,
home-made
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(made at home, handmade)ev yapımı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  ev isim s.
 Home-made cakes always taste better than factory-made ones.
homemade,
home-made
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(makeshift)derme çatma s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The boys raced down the hill in their homemade go-kart.
homeroom,
home room
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US (school form room) (okul)esas sınıf i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
leave home v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (move out of family house)evi terketmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She left home at 17 to go to university in another province.
make [sb] feel at home v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (be welcoming) (birisine)kendini evinde hissettirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
make yourself at home v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (settle in)rahatına bakmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  evindeymiş gibi hareket etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Please come in and make yourself at home!
make yourself at home interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (welcome!)hoşgeldin, hoşgeldiniz ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
  rahatına bak, rahatınıza bakın ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 We're not very formal around here - just make yourself at home!
mobile home,
house trailer
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(trailer used as permanent residence)mobil ev, taşınabilir ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  büyük karavan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 While we were saving up to buy a house, we rented a mobile home on the outskirts of town.
motor home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (vehicle with living quarters)karavan ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
nursing home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (residential care for the elderly)bakımevi, huzurevi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Veronica visits her mother in the nursing home every Sunday.
plate,
home plate,
home base
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(baseball) (beysbol)kale işareti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The runner slid into the plate to score the winning run.
rest home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (care facility for the elderly)huzurevi, yaşlılar yurdu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  misafirhane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Jim had to move into a rest home because he couldn't cope on his own any more.
retirement home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (care facility for elderly people)huzurevi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yaşlılar evi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Every weekend I visit my grandmother in the retirement home.
stately home UK (grand country house)malikane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
stay at home v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (remain in house)evde durmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dışarı çıkmamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I stayed at home today because I was feeling ill.
stay-at-home adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (doesn't work outside house)evde oturan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  çalışmayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 She left her career to be a stay-at-home mom.
stay-at-home nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, informal (person: doesn't go out) (evden çıkmayan kimse)ev kuşu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She's a real stay-at-home. You can't get her to go anywhere.
welcome home interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (expressing happiness at [sb]'s return)evine hoş geldin ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 You've been away for ages - welcome home.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

home truth' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'home truth'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.