heavy

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈhɛvi/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈhɛvi/ ,USA pronunciation: respelling(hevē)


Inflections of 'heavy' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
heavier
adj comparative
heaviest
adj superlative
Inflections of 'heavy' (nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.): nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors.": heavies

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (of great weight)ağır s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Don't try to lift the box. It is heavy.
 Kutuyu kaldırmaya çalışma; çok ağır.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (intense)ağır, şiddetli, yoğun s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That was a heavy rain we had last night.
 Dün gece yağan yağmur çok şiddetliydi.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." US (culinary: dense) (krema, vb.)koyu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  yoğun s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 In this recipe, we use heavy cream.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (powerful) (silah, vb.)ağır s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kuvvetli, güçlü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 To destroy the enemy, the army used the heavy artillery.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (sea: very choppy)dalgalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  fırtınalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The boat sank in heavy seas.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (excessive)aşırı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  ağır s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He was a heavy drug user.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (strict) (davranış, vb.)sert, katı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 My mother used to get really heavy with me when I misbehaved.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (profound) (düşünce, vb.)derin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  engin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That is a really heavy thought, man.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (gloomy)üzücü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  hüzünlü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The death in the family led to a discussion of some heavy issues.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." dated (pregnant)hamile, gebe s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 She was heavy with child.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (onerous)ağır s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  zahmetli, külfetli, eziyetli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  zor, güç s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The heavy demands of his father caused him to leave home.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (bread: not fully raised) (ekmek)kabarmamış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 This bread is heavy because you did not use enough yeast.
heavy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (rich, difficult to digest) (yemek)ağır, hazmı güç s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The dense meat made for a heavy meal that you really felt in your stomach.
heavy nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (role as [sb] mean) (rol)sert adam i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 John played the role of the heavy in the play, so he had to yell a lot.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
heavy cream (US),
double cream (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(thick whipping cream)kaymak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
heavy demand nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (popular need)yoğun talep/istek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There's a heavy demand for these smaller cars, sir.
heavy-duty adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (strong)sağlam s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  dayanıklı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 These heavy-duty plastic bags cannot be ripped or torn easily. Morphine is a heavy-duty pain reliever.
heavy-duty adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (intensive)yoğun s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  ağır s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
heavy-duty adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (prominent)seçkin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  önemli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
heavy metal nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (metal with high density)ağır metal i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Heavy metals, like lead and mercury, are toxic and therefore are a frequent environmental problem.
heavy metal nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (hard rock music) (müzik türü)heavy metal i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She was not pleased when her son's heavy metal band began practicing in the basement.
heavy rain nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (torrential rainfall)şiddetli yağmur i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sağanak yağış i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Heavy rain is forecast for the next few days, and there is a risk of severe flooding.
heavy-handed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (severe, oppressive)sert s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  baskıcı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  zalim s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
heavy-handed adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (clumsy)sakar s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  beceriksiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'heavy' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: the [nightclub, mobster's, president's] heavies, a heavy [man, woman, person, boy], (threatened to) set his heavies on them, daha fazlası...

heavy' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'heavy'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.