heap

Listen:
 [ˈhiːp]


WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
heap nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (pile, mound)küme, yığın i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tomar, öbek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The worker piled a bunch of rocks into a heap.
a heap of [sth] nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (pile, mound)yığın i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  öbek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  bir sürü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Peter piled a big heap of mashed potatoes onto his plate.
heap vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (pile)yığınlamak, kümelemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
fall in a heap nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: collapse)yere yığılma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yere düşme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The boxer fell in a heap when he was hit in the chin.
a heap of [sth] nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (untidy pile)yığın i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  öbek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tomar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There's a heap of dirty laundry in the laundry room.
a heap nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, slang (a lot)çok z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  ziyadesiyle z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Thanks for taking me to the concert. I enjoyed it a heap!
a heap of [sth] nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative, slang (a lot of)bir yığın s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  bir sürü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  çok s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Since I retired I've got a heap of time on my hands.
heaps of [sth] nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (a lot of)yığınla s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  bir sürü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The fisherman caught heaps of fish, he nearly sunk his boat.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
heaps advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." informal (a lot)çok z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I love you heaps.
heap nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal, figurative, slang (unreliable car)eski/hurda araba i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Fred was still driving his old heap around, even though he had plenty of money to upgrade.
heap vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." ([sb]: overburden)(birisine) fazla yüklenmek, fazla sıkıntı vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
end up on the scrap heap v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal, figurative (be discarded) (mecazlı)atılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  ıskartaya çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  hurdaya çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
scrap heap nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (junk yard)hurda yığını i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 After I wrecked my old car in a crash it was ready for the scrap heap.
slag heap nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (pile of waste)cüruf yığını i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Lead can leach out of slag heaps and contaminate ground water.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'heap' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: you are in a heap of trouble, (mister)!, you're going to be in a heap of trouble if, you're in for a heap of trouble!, daha fazlası...

heap' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'heap'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.