Bu sayfada: have over, have

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
have [sb] over,
also UK: have [sb] round,
have [sb] around
vtr phrasal sepphrasal verb, transitive, separable: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning, divisible--for example, "call off" [=cancel], "call the game off," "call off the game."
informal (receive as a guest)misafir etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ağırlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
have to do [sth] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (must)-meli, -malı sonek
 I have to finish my homework.
 Ödevimi bitirmeliyim.
have vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (own)sahip olmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He has a big house and two cars.
 Büyük bir eve ve iki otomobile sahiptir.
have vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (possess, relation)-si olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 They have two daughters and a son.
 İki kızları, bir de oğulları vardır.
have [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (suffer from)(hastalığı) olmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  muzdarip olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She has the flu right now.
 Şu anda gribi vardır.
have [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (experience)geçirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (deneyim, macera)yaşamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 My sons are having an adventure in South America.
have vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (possess: feature)sahip olmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  -si olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She has a very strong personality.
 Güçlü bir kişiliğe sahiptir.
 Programın 'sil' düğmesi vardır.
have vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (mentally)sahip olmak, -si olmak, -si bulunmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She has a lot of plans.
 Bir sürü planı vardır.
have vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (obtain)almak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Could I have another cup of tea, please?
 Bir bardak daha çay alabilir miyim lütfen?
have vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (cause to be done)yaptırmak, ettirmek y f
 I need to have my car fixed.
 Arabamı tamir ettirmem gerekiyor.
have [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (eat, drink)yemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  içmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I had a drink and a biscuit.
have v auxauxiliary verb: Helping verb--for example, "She is running." "It has been lost." (used in perfect tenses)-miş, -mış sonek
  -mekte, -makta sonek
 We have won the race. I've been waiting here for hours.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
have viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (be wealthy)zengin olmak, varlıklı olmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Those who have, don't always understand those who have not.
have [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (receive)almak, teslim almak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  eline ulaşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Have you had your exam results yet?
have [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." slang (have sex with) (cinsel anlamda)birlikte olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He's never had a girl before.
have [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (permit, allow)izin vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  göz yummak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He won't have such behaviour in his presence.
have it,
have it that
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(declare, assert)bildirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ifade etmek, söylemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Legend has it that the lakes are the footprints of a giant.
have [sb] over vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (invite, entertain)misafir etmek, konuk etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  ağırlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 We're having his parents over for the holidays.
have [sth] to [sth] vtr + prep (position of body parts)çeviri bulunamıyor
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

have over' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'have over'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.