haunted

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈhɔːntɪd/US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(hôntid, hän-)

Bu sayfada: haunted, haunt

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
haunted adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (house)hayaletli, cinli, perili s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The old hotel was scary and probably haunted.
haunted adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (troubled)tasalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  sıkıntılı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  endişeli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I could tell from Simon's haunted look that something was very wrong.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
haunt vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (by ghost)(hayalet, vb.) dadanmak/musallat olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
haunt vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (by memory)(hatıralar, vb.) aklından çıkmamak, yakasını bırakmamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
haunt nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal (place frequented)uğrak yeri, sık gidilen yer i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Frank went fishing at his favorite haunt.
haunt [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (frequent a place) (bir yerde)takılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  sık sık gitmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  sık uğramak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (gayri resmi)dadanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The construction workers always haunted the bar on the weekends.
haunt [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (cause trouble later)sonradan başa iş açmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  başına dert olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Ben's mistake came back to haunt him a few minutes later.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
haunted | haunt
İngilizceTürkçe
haunted house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (house occupied by a ghost)hayaletli ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  perili ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Strange noises came from the haunted house late at night.
haunted house nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fairground attraction) (lunapark)perili ev i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The two girls came out of the haunted house shrieking and giggling.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Eş anlamlılar: obsessed, daha fazlası...
Eşdizimler: the [house, building, town] is haunted, is [said, claimed, thought] to be haunted, is (said to be) haunted by the ghost of, daha fazlası...

haunted' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'haunted'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.