groom

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈgruːm/, /ˈgrʊm/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/grum, grʊm/ ,USA pronunciation: respelling(gro̅o̅m, grŏŏm)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
groom viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (animal: clean its hair) (hayvan)temizlenmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  yalanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 My cat spends half his time grooming, and the other half sleeping.
groom itself vtr + refltransitive verb and reflexive pronoun: Transitive verb with reflexive pronoun--for example, "Enjoy yourself." "They behaved themselves." (animal: clean its hair) (hayvan)kendini temizlemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (kedi, vb.)tüylerini yalamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The ape groomed itself.
groom [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (clean an animal) (at)tımarlamak, tımar etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (köpek, vb.)yıkayıp traş etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The stable worker groomed the horse after her ride.
groom [sth/sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (person: brush hair)taramak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 While Fred groomed his beard, Jane got dressed.
groom yourself vtr + refltransitive verb and reflexive pronoun: Transitive verb with reflexive pronoun--for example, "Enjoy yourself." "They behaved themselves." (person: make yourself neat)çeki düzen vermek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (randevudan önce, vb.)hazırlanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  giyinip süslenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 My brother spends hours grooming himself before a date.
groom [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (prepare: [sb] for [sth](geleceğe, vb.)hazırlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The university groomed their top students to become rich and powerful.
groom [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (pedophile: sexually)çocukları cinsel emeller için kandırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The offender had been grooming children online.
groom [sb] for [sth] vtr + prep figurative (prepare: [sb] for [sth](işe, vb.)hazırlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The manager groomed Jeff for the sales position.
groom nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (bridegroom: man on his wedding day)damat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The groom stood at the front of the aisle, waiting for his bride.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
groom nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (stable worker)seyis i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Elise worked at the stables as a groom in exchange for riding lessons.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'groom' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: the bride and the groom, a [handsome, stunning] groom, the groom looks [handsome], daha fazlası...

groom' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'groom'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.