green

Listen:

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations'green', 'Green': /ˈɡriːn/

US:USA pronuncation: IPAUSA pronuncation: IPA/grin/

US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling'green', 'Green': (grēn)



Inflections of 'green' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
greener
adj comparative
greenest
adj superlative

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (color)yeşil renk, yeşil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Green is my favourite colour.
green adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (in color)yeşil s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The green grass was blowing in the wind.
 Yeşil çimenler rüzgarda salınıyordu.
green adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (verdant, natural) (alan, vb.)yeşil s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The city set aside a green area where no development was allowed.
green adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (eco-friendly)çevre dostu, yeşil s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The candidate always talked about green issues. The government is introducing some new green policies to protect the environment.
Green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (politics: member of the Green Party) (Yeşil Parti üyesi)Yeşil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Of the candidates in the upcoming local election, only one is a Green.
the Greens nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." figurative (politics: Green Party)Yeşiller Partisi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The Greens are usually small political parties in Europe.
green with envy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (envious) (mecazlı)kıskançlıktan çatlamak, hasetten çatlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 She was green with envy about his new car.
greens nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (leafy vegetables) (sebze)yeşillik i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You need to eat your greens! How about a salad?
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
green adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (unripe) (meyve, vb.)ham, olmamış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The bananas were still green. Maybe they will be ripe enough to eat in a couple of days.
green adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (sickly in complexion)solgun, cansız s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 You should lie down. You're looking a little green.
green adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (immature, naïve) (mecazlı)acemi, toy s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  tecrübesiz, deneyimsiz s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The basketball player is still green, but will definitely get better as he matures.
green adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (fresh, youthful) (mecazlı)genç s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (mecazlı)taze, diri s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 She is still green at the moment, but the pressures of motherhood may change her.
green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (golf: putting area) (golf)egzersiz sahası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The golfer got to the green in just two strokes, then putted the ball in.
green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (grassy area for other sports)yeşil saha i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The students are playing croquet on the green.
green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (village square)köy meydanı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 There is a festival today on the village green.
green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (traffic light) (trafik)yeşil ışık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You must not drive until the green shows.
green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, uncountable, slang (money)para i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (argo)mangır i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Do you have any green on you? I don't have a cent to pay for this.
green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. uncountable, slang (marijuana) (uyuşturucu)esrar i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This green is cheap, but I like it!
green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (wood: unseasoned) (tahta)yaş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  işlenmemiş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Green wood is softer than seasoned timber.
green viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (become green)yeşermek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  yeşillenmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The grass greened a couple of days after the rain.
green [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (make green)yeşile döndürmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (bahçe, vb.)yeşillendirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yeşertmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Years of rain had greened the church roof.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
green beans nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (legume: French bean)yeşil fasulye i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  taze fasulye i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The African nation of Burkina Faso produces green beans for export to Europe.
green belt,
greenbelt
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(land: conservation area)yeşil kuşak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The need for housing puts the biggest strain on planners to build in the green belt.
green card nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (residence permit for the United States)yeşil kart i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I wanted to live and work in the States but couldn't get hold of the necessary green card.
green light nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (traffic signal: go) (trafik)yeşil ışık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We'll never make it to the green light in time.
green light nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (authorization to begin)yeşil ışık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Today we got a green light from the director to begin the new project. The committee gave my project the green light.
green-light [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (authorize)izin vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The Federal Aviation Administration has green-lighted a request to extend the airport runway.
green onion nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (scallion)yeşil soğan, taze soğan i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
green pepper nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (green capsicum, green bell pepper)yeşil biber i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
green tea nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (Oriental herbal tea)yeşil çay i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My sister loves green tea with a slice of lemon.
green thumb nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US, figurative (skill at gardening) (mecazlı)bitki yetiştiriciliğinden iyi anlama/bahçıvanlık yeteneği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My mother has a green thumb: everything she touches grows well.
green with envy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (envious)kıskanç s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kıskanan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  haset eden s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
light green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (pale green colour)açık yeşil i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
lime n as adjnoun as adjective: Describes another noun--for example, "boat race," "dogfood." (acid green)limon yeşili s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Lisa had her car spray-painted a garish lime color.
pistachio green,
pistachio
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(color: pale green)fıstık rengi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
sage,
sage-green
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(grayish-green)grimsi yeşil s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
sage,
sage green
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(color: grayish-green)grimsi yeşil renk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
village green nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (park or common in a village)çimlik alan, çim parkı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 In the early 1950s, a fun fair was an annual event on the village green.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'green' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [projects, plans, funds] for greening the city, [dark, light, forest, lime] green, green [grass, hills, paint, crayons], daha fazlası...

green' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'green'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.