greater

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations'greater', 'Greater': /ˈɡreɪtə/US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(grātər)


From great (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
greater
adj comparative
greatest
adj superlative
Bu sayfada: greater, great

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
greater adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (bigger in number, amount)(sayı, miktar) daha çok, daha büyük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
greater adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (larger: in size)(ebat) daha büyük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The map suggests that the area of Seattle is greater than that of Cleveland.
greater adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (more important)daha önemli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Our greater concern is that the money will run out.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (excellent)mükemmel, fevkalade, harika s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The concert was great!
great interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (very good!)harika, mükemmel, fevkalâde ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
 You got the job? Great!
 İşe alındın mı? Harika!
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (numerous)çok sayıda s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  fazla s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 There was a great crowd outside the door.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (unusual in intensity)müthiş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He had a great love for the Scottish Highlands.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (expert)yetenekli, kabiliyetli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 She's great at crosswords.
 Bulmaca çözmede çok yeteneklidir.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (unusual in degree)müthiş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The party was a great success.
 Müthiş bir partiydi.
great advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." informal (very well)çok iyi z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 You did great.
 Çok iyi yaptın.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (unusual in power)muazzam, müthiş s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Her death was a great blow to him.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (important)önemli, büyük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Beethoven's Ninth is one of the great pieces of music of its era.
 Beethoven'ın Dokuzuncu Senfonisi, çağının en önemli eserlerinden biridir.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (eminent)ünlü, saygın, seçkin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Churchill was one of Britain's great leaders.
 Churchill, İngiltere'nin ünlü liderlerinden biriydi.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (principal, chief)büyük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  esas, ana s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The ball will be held in the Great Hall.
 Balo, Büyük Salon'da düzenlenecektir.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (very large)çok büyük, muazzam s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 A tsunami is a great wave, often caused by an earthquake or volcano.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (lofty)yüksek s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  ali, ulvi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He's full of great thoughts.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (of good reputation) (aile, vb.)çok iyi s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  saygın, seçkin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He came from a great family.
great adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (very admirable)mükemmel, fevkalâde, harika, şahane s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 That was a great speech you gave.
 Çok mükemmel bir konuşma yaptın.
great nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] important)seçkin kimse, saygın kimse, büyük i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He's one of history's greats.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'greater' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: more, better, daha fazlası...

greater' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'greater'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.