WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.

golden hello


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"golden" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: hello

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
golden adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (gold in color)altın renkli, altın sarısı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Golden light shone through the window.
golden adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (made of gold)altın, altından yapılmış s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The king wore a golden crown.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
golden adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (age, years, moments: special)mükemmel, fevkalade, harika s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 During its golden years, the Roman Empire surrounded the Mediterranean Sea.
golden adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (favored)ayrıcalıklı, üstün s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Paul was the family's golden child; his brother was jealous of him.
golden adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." figurative (opportunity: perfect, advantageous)altın gibi, çok değerli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 This seemed to be the golden moment for Tom to tell his parents he was dropping out of university, but he lost his nerve and said nothing.
golden nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal, abbreviation (retriever dog)Golden Retriever av köpeği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Mary has three dogs: two goldens and a cocker.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
golden age nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (finest period in [sth]'s history)altın çağ i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Some look back to the 18th century as the golden age of reason.
golden handshake nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (generous severance payment)yüklü kıdem tazminatı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The company let him go with a golden handshake.
golden jubilee nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (50th anniversary)(tahta geçişin, vb.) ellinci yıldönümü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Vera Lynn sang outside Buckingham Palace in 1995 to mark the golden jubilee of VE Day.
golden opportunity nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (perfect chance)bulunmaz fırsat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You can't say no to his offer: it's a golden opportunity.
golden parachute nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (retirement package)yöneticilerin özel emeklilik tazminatı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The company's Chief Financial Officer is entitled to a golden parachute of $15.5 million.
golden retriever nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (breed of gun dog) (köpek cinsi)Altın Av Köpeği i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Golden retrievers are patient and loyal; they make great family pets.
golden rule nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fundamental guideline)altın kural i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The golden rule is to treat others as you would like them to treat you.
golden syrup,
treacle
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
UK, uncountable (refiners' syrup)şeker pekmezi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: When referring to golden syrup, treacle is most often used in the names of desserts, such as treacle tart or treacle pudding.
 A lot of ginger cake recipes use a combination of golden syrup and black treacle as a sweetener.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

golden hello' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'golden hello'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.