gather

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈgæðər/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈgæðɚ/ ,USA pronunciation: respelling(gaᵺər)


WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
gather vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (collect)toplamak, biriktirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She gathered some shells as souvenirs of the vacation.
 Tatil anısı olarak deniz kabuğu topladı.
gather [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (accumulate)toplamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  yığmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 We gathered the leaves in piles.
gather vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (congregate)bir araya getirmek, bir araya toplamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Gather the people together so we can begin the musical program.
 Herkesi bir araya toplayın da müzik programımıza başlayabilelim.
gather [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (information: collate) (bilgi)toplamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  bir araya getirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Intelligence agencies are gathering more and more information on our online activities.
gather [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (fruit, flowers: pick) (meyve, çiçek, vb.)toplamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I gathered a few wild strawberries to eat.
gather [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (crops: harvest) (ürün, mahsul)toplamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 They gathered the potatoes by hand.
gather [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (understand)anlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I gather you're not interested in going out tonight.
gather viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (assemble)toplanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  bir araya gelmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The people gathered for the ceremony.
gather that vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (understand)anlamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I gather that you've decided to resign from your post.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
gather viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (accumulate)yığılmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  toplanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  birikmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 You could see the clouds gathering before the storm.
gather [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (embrace)kucaklamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  sarılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Gather your children close to you.
gather [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." often passive (fabric: pull together) (kumaş, vb.)büzgü yapmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  büzgülemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 She gathered the fabric at the waistband.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
gather round,
US: gather around
vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up."
(congregate)toplanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Gather round everybody! Richard has something to say!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
collect your thoughts,
gather your thoughts
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
figurative (compose yourself) (mecazlı)kafasını toplamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 He collected his thoughts before he started speaking.
gather evidence vtr + n (collect proof)delil toplamak, kanıt toplamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The sheriff left without gathering any evidence from the crime scene.
gather speed vtr + n (get faster)hızlanmak, süratlenmek, hız kazanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 His bike began to gather speed as he rode down the hill.
gather together vi + adv (form a group)toplaşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  toplanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
gather [sth] together vtr + adv (make a collection)bir araya toplamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  derlemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
gather [sth] up vtr + adv (collect)toplamak, bir araya getirmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Gather up all the toys and put them in their correct place.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'gather' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: gather into [groups, sections], gather around the [performer, accident], gather around to [see, watch], daha fazlası...

gather' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'gather'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.