fun

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈfʌn/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/fʌn/ ,USA pronunciation: respelling(fun)

Inflections of 'fun' (v): (⇒ conjugate)
funs
v 3rd person singular
funning
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
funned
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
funned
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
fun nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (enjoyment)eğlence i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  hoş vakit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We had a lot of fun at the party.
 Partide çok eğlendik.
fun nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (source of amusement)zevk almak, hoşlanmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 That film was fun.
 İzlediğimiz o filmden çok zevk aldık.
fun adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (enjoyable)zevkli, keyifli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 We played a fun game.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
fun adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (person) (kişi)eğlenceli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 John is a fun person to be with.
fun nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (playfulness)eğlence i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  şaka i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gayri resmi)gırgır i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He came to school in a dress, just for fun.
fun nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (amusement)eğlence i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 As the proverb says, first do your work, then enjoy your fun.
fun nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (teasing)alay i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  dalga geçme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 His classmates poked fun at him over his crush on the girl in the year above.
fun viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." US, regional, informal (joke, fool around)şakalaşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  şaka etmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
a lot of fun nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. informal ([sth] very entertaining)güzel vakit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  keyifli zaman i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Thank you for inviting me to your party. I had a lot of fun.
for fun advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (purely for enjoyment)zevk için z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  eğlence amacıyla z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  (gayri resmi)gırgırına z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Let's take this road just for fun and see where it leads us.
fun fact nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. often pl (amusing piece of trivia)ilginç gerçekler çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
fun-loving adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (enjoying amusement)eğlence düşkünü i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
good fun nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sth] enjoyable)eğlence i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It was always good fun going sailing with my cousin's family.
great fun adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (enjoyable)çok eğlenceli/zevkli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Our day out at the theme park was great fun.
have fun viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (enjoy oneself)eğlenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Let's go out and have fun this Saturday.
have fun at [sb]'s expense v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (joke about [sb](birisiyle)dalga geçmek, eğlenmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The media is currently having a lot of fun at the disgraced politician's expense.
look fun vi + adj informal (appear enjoyable)eğlenceli görünmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  zevkli görünmek, keyifli görünmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 That looks fun. May I join in?
make fun of [sb/sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." informal (mock, ridicule)alay etmek, dalga geçmek, alaya almak, dalgaya almak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (gündelik dil)gırgır geçmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The comedian tried to make fun of the man wearing glasses.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'fun' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: field day, daha fazlası...
Eşdizimler: (had) a fun [day, time, evening, trip], (that) was a fun [day]!, a fun [person, guy, vibe], daha fazlası...

fun' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'fun'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.