friend

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations'friend', 'Friend': /ˈfrɛnd/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/frɛnd/ ,USA pronunciation: respelling(frend)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (closely regarded person)arkadaş, dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She has lots of friends.
 Birçok arkadaşı (or: dostu) var.
be friends with [sb] v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (on good or intimate terms with)arkadaşlık etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dostluk etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  arkadaş olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dost olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I'm still friends with my college roommate: we keep in touch regularly.
friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. often plural (social media contact) (internet)arkadaş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We're friends on Facebook
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
friend,
Friend
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
often capitalized (patron)destekçi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yardımcı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  koruyucu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Donate money and become a Friend of the Arts.
friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] not hostile) (düşman olmayan)dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Friend or foe?
friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] of same group) (ülke, vb.)dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 You shouldn't criticize our nation's friends in times of crisis.
Friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (Quaker) (Hristiyanlık)Quaker mezhebi üyesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Some Friends dislike being called Quakers.
friend [sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (befriend on social media) (internet)arkadaş olarak eklemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  arkadaş olmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 I friended a girl I used to know in high school.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
best friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (closest companion)en iyi arkadaş, en iyi dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  en yakın arkadaş, en yakın dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My dog is my best friend.
close friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (intimate acquaintance)yakın arkadaş, yakın dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Tom is a close friend of mine.
devoted friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (close and trusted acquaintance)sadık dost, sadık arkadaş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Evelyn Waugh was Knox's devoted friend and admirer.
fair-weather friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (when situation is unproblematic)iyi gün dostu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
friend in need nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: helps)kara gün dostu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When I was made homeless, she was a true friend in need, letting me stay with her for a year.
friend in need nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: needs help)yardıma ihtiyacı olan dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 America usually helps her friends in need.
friend of mine nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person: known, trusted)dostum, arkadaşım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Pierre is a good friend of mine.
good friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] close, trusted)iyi dost, iyi arkadaş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 My good friend will always tell me the truth, and always in a kind way.
mutual friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (shared personal acquaintance)ortak arkadaş i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I met my wife through a mutual friend.
my friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ironic, informal (used to threaten or warn)dostum i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  arkadaşım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Any more of that talk, my friend, and there will be trouble!
my friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. dated (informal address)ahbap i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
old friend nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. ([sb] one has known well for years)eski dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kadim dost i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I love going to college reunions so I can see my old friends.
pen pal,
pen-pal,
penpal,
also UK: penfriend,
pen-friend,
pen friend
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(friend with whom one corresponds)mektup arkadaşı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 When I was a child, I had a penpal in Mexico to whom I wrote letters.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'friend' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: friended me on [Facebook, Gmail, Twitter], am [good, close, old, best] friends with her, add you to my friends list, daha fazlası...

friend' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'friend'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.