forbade

Listen:

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/fərˈbæd/, /fərˈbeɪd/

US:USA pronuncation: IPAUSA pronuncation: IPA/fɔrˈbæd/

US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(fər bad, -bād, fôr-)



From the verb forbid: (⇒ conjugate)
forbade is: Click the infinitive to see all available inflections
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed." (US & UK)
Bu sayfada: forbade, forbid

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
forbade,
forbid
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."
(forbid: simple past)yasakladı geçmiş z.
 Amy's parents forbade her to date before she was seventeen.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
forbid [sb] from doing [sth],
forbid [sb] to do [sth]
v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end."
(command against) (birisini bir şey yapmaktan)men etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (yapmasını)yasaklamak, yasak etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 John's parents forbade him to spend any more time with his troublesome friends.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
forbid vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (prohibit)yasaklamak, menetmek, yasak etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
forbid [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (make impossible)imkansız kılmak, olanaksız kılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  olanak vermemek, imkan vermemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Temperatures in the Arctic forbid the cultivation of crops.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Eş anlamlılar: prohibited, daha fazlası...

forbade' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'forbade'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.