foot

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈfʊt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/fʊt/ ,USA pronunciation: respelling(fŏŏt)


Inflections of 'foot' (nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.):
feet
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (All usages other than the sediment sense)
foot
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (For the measurement only)
foots
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (For the sediment sense only)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
foot nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (anatomy)ayak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He kicks best with his right foot.
 Topa sağ ayağıyla daha iyi vuruyor.
foot,
plural: foot,
feet
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(measure: 0.3048 m) (ölçü birimi: 0.3048 m)ayak, kadem i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The box was a little more than one foot wide.
foot nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (base)kaide, ayak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  temel i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The foot of this cabinet needs repairing.
 Bu masanın ayaklarının tamire ihtiyacı var.
 İşsizlik sorununun temelinde eğitimsizlik yatmaktadır.
foot nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (bottom)alt, dip i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 She looked up from the foot of the stairs.
 Merdivenin altından yukarıya doğru baktı.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
foot nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (tread, step)adım i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 With each foot he took he was drawing nearer the edge.
foot nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (infantry)piyade i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He led a regiment of foot in the Civil War.
foot nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (furniture: end of chair or table leg) (koltuk, masa)ayak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The table's front legs both ended in a scrolled foot.
foot nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (end opposite the head)ayakucu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The blankets always ended up at the foot of the bed.
foot nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (sediment, dregs)çökelti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tortul madde i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
foot it vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (walk)yürümek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  yaya olarak gitmek, yayan gitmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The car has broken down, so we'll have to foot it.
foot [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (walk on, tread) (sahnede, vb.)yürümek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 On opening night, several actors will foot the stage for the first time.
foot [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." informal (pay: a bill) (fatura, vb.)ödemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The father of the bride will foot the bill for the wedding.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
afoot (mainly US),
on foot
advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down."
(walking, on foot)yayan z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  yürüyerek z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 It sometimes takes longer to drive than to get to work on foot.
ball,
ball of the foot
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(underside of foot)ayağın altı, taban i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He stood on the balls of his feet, ready to move.
by foot,
on foot
advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down."
(on foot, walking)yürüyerek, yaya, yayan z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Most people drove but a few arrived by foot.
clubfoot,
club foot,
club-foot
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(congenital deformity of the foot) (doğuştan)çarpık ayak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yumru ayak i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Persons with a clubfoot appear to be walking on their ankles.
foot the bill viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (pay the costs)kendi cebinden ödemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  hesabı ödemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The Insurance company refused my claim, so I had to foot the bill for repairs myself.
put your best foot forward v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative (do your best)elinden geleni yapmak, elinden gelen çabayı göstermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I'm not really much good at it but I'll put my best foot forward.
put your best foot forward v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." figurative (make good impression)iyi bir izlenim yaratmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Put your best foot forward at the job interview.
put your foot down v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (accelerate, drive faster)gaza basmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 If you put your foot down, we can get through the lights before they turn red.
put your foot down v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal, figurative (insist on [sth])kararlı olmak, azimli olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  hiç taviz vermemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I had to put my foot down and tell him I wouldn't lie for him again.
set foot v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." (enter)ayak basmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  -e girmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Liam has never set foot in England. Peter is so rude. I'll never set foot in his house again!
underfoot,
under foot
advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down."
(on the ground, under one's feet)ayağın altında z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  yerde z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 Sharon liked the sound of snow crunching underfoot.
wrongfoot [sb],
wrong-foot
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(make [sb] lose balance)dengesini kaybettirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The tennis player hit a shot across the court that wrongfooted his opponent.
wrongfoot [sb],
wrong-foot
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
figurative (make [sb] appear wrong) (birisini)haksız çıkarmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The author wrongfooted critics when his book became a surprise bestseller.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'foot' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: hoof, daha fazlası...
Eşdizimler: foot the bill, a [cubic, square] foot, a 10-foot [deck, measurement, sidewalk, room], daha fazlası...

foot' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'foot'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.