Bu sayfada: flavored, flavor

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
flavored (US),
flavoured (UK)
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(with flavoring added)aromalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Flavored milk is full of calcium, but it can also be high in sugar.
flavored,
-flavored (US),
flavoured,
-flavoured (UK)
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
as suffix (tasting of [sth])aromalı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
Not: A hyphen is used when the adjective precedes the noun
 The little girl chose a strawberry-flavored milkshake. This liqueur is peach flavoured.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
flavor nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. US (taste)lezzet, tat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
flavor nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (type, variety) (mecazlı)çeşit, tür i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
flavor (US),
flavour (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(variety of taste)çeşit i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 What flavor is your ice cream? These jellybeans come in a hundred different flavours.
flavor (US),
flavour (UK)
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
figurative (initial experience, sense)haz i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  tat i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This introductory session will give you a flavor of what the course is like.
flavor [sth] (US),
flavour [sth] (UK)
vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat."
(food: add seasoning)çeşni katmak, çeşnilendirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  tat vermek, lezzet vermek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  tatlandırmak, lezzetlendirmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 What's the best way to flavor tofu? He flavoured the icing with a few drops of rose water.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'flavored' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

flavored' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'flavored'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.