fizzle

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈfɪzəl/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈfɪzəl/ ,USA pronunciation: respelling(fizəl)

Inflections of 'fizzle' (v): (⇒ conjugate)
fizzles
v 3rd person singular
fizzling
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
fizzled
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
fizzled
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
fizzle viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (hiss, fizz)fışırdamak, köpürmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The fireworks fizzled and exploded in the sky.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
fizzle out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal, figurative (diminish)azalmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  hafiflemek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The flow of water would fizzle out when the boy stepped on the hose.
fizzle out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal, figurative (fail) (heyecan, vb., mecazlı)sönmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Her enthusiasm would fizzle out when she began to tire during the run.
fizzle out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (flame: be extinguished, sputter) (ateş, vb.)sönmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The crowd anticipated the launch of the fireworks as the fuse was lit, but it fizzled out and nothing happened.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

fizzle' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'fizzle'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.