few

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈfjuː/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/fyu/ ,USA pronunciation: respelling(fyo̅o̅)


Inflections of 'few' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
fewer
adj comparative
fewest
adj superlative

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
few adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not many)pek az, az, az sayıda, birkaç s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Few people know that Schumann's wife was also a gifted composer.
 Shumann'ın karısının da yetenekli bir besteci olduğunu pek az kişi bilir.
few pronpronoun: Replaces noun--for example, "He took the cookie and ate it." "I saw you yesterday." (not many people)az sayıda insan, az bir kimse i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: Used with a plural verb
 Few have ever seen this painting.
a few adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (small number of)birkaç s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I've got a few questions to ask you.
a few of pronpronoun: Replaces noun--for example, "He took the cookie and ate it." "I saw you yesterday." (small number)birkaçı zam.zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu sözcüktür (örnek: "kitabı gördün mü? > bunu gördün mü?").
  bazıları zam.zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu sözcüktür (örnek: "kitabı gördün mü? > bunu gördün mü?").
Not: Used with a plural verb
 A few of her students failed the exam.
the few nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (minority)azınlık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The few who knew him well, loved him dearly.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
a few pronpronoun: Replaces noun--for example, "He took the cookie and ate it." "I saw you yesterday." (small number)az kişi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
Not: Used with a plural verb
 A few came, but not many.
a few times advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (on several occasions)birkaç kere, birkaç defa, birkaç kez z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 That boy has come over a few times and always behaved himself.
a few times advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (with several repetitions)birkaç kere, birkaç defa, birkaç kez z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 After you do it a few times it doesn't seem so terrible.
few and far between adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." colloquial (rare)çok ender s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  seyrek s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (gayri resmi)tek tük s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 These days, public telephone boxes are few and far between.
man of few words nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (man who speaks very little)az konuşan adam i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 He may be a man of few words, but when he does say something it's worth hearing.
not a few adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (quite a lot)birçok s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  çok sayıda s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 There were not a few vegetarians among us.
of few words adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (taciturn, who rarely speaks)fazla konuşmayan, az konuşan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He's the strong, silent type, a man of few words.
quite a few adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (a considerable number of)çok sayıda s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I didn't expect many participants, but quite a few people actually came.
quite a few advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (a considerable number)oldukça fazla z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  oldukça çok z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  epey z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
too few adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not a high enough number of)gerekenden az z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  için çok az z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I have too few books to fill my bookcase.
too few adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not enough: in number) (sayıca)çok az z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 We tried to fight the plans to build a huge shopping centre just outside our village, but we were too few against a huge corporation; we lost.
very few adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not many)çok az s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 There are very few pills left in the bottle; I need to call the doctor to get a new prescription.
very few adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (rare)ender s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  az bulunan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'few' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eş anlamlılar: handful, daha fazlası...
Eşdizimler: few [people, of us] can [say, claim], the [very, relatively] few that , there are very few [remaining], daha fazlası...

few' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'few'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.