falter

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈfɔːltər/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈfɔltɚ/ ,USA pronunciation: respelling(fôltər)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
falter viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (strength: fail)gücünü kaybetmek, güçten düşmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Fred held the weight above his head until his arms began to falter.
falter viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (speech: be halting)duraksamak, bocalamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  sesi titremek, titrek sesle konuşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Sarah started explaining to her boss why she deserved a pay rise, but she faltered when she saw the angry look on his face.
falter viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (move unsteadily)yalpalamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  sendelemek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  yalpalayarak yürümek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  sendeleyerek yürümek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The horse faltered and didn't manage to clear the jump.
falter viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." figurative (waver, give way)çökmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  (cesaret, vb.)kaybolmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Mark was going to ask Emily out, but at the last moment his courage faltered.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Eşdizimler: faltered and [fell, tripped], faltered as he tried to, her steps faltered, daha fazlası...

falter' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'falter'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.