fallout

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈfɔːlaʊt/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈfɔlˌaʊt/ ,USA pronunciation: respelling(fôlout′)

Bu sayfada: fallout, fall out

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
fallout nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (radioactive dust)radyoaktif serpinti/kalıntı, nükleer serpinti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
fallout nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (negative consequences) (mecazlı)olumsuz sonuç, olumsuz netice i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
the fallout from [sth] nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (aftermath of [sth])-in sonrası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The mayor is dealing with the political fallout from the speech he gave earlier this week.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
fall out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." informal (friends: quarrel)tartışmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kavga etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  bozuşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 They have fallen out and are no longer speaking to each other.
fall out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (become detached or lost) (çantadan, vb.)düşmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  dökülmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 I didn't realise my bag was open; my cell phone fell out and smashed.
fall out vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (military: leave ranks) (asker)sıradan çıkmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 After the inspection, the soldiers were ordered to fall out.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
fall out over vi phrasal + prep (quarrel because of) (bir şey yüzünden)bozuşmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kavga etmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

fallout' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'fallout'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.