extreme

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ɪkˈstriːm/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ɪkˈstrim/ ,USA pronunciation: respelling(ik strēm)

Inflections of 'extreme' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
extremer
adj comparative
extremest
adj superlative

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
extreme adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (to greatest degree)son derece, had safhada s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  aşırı, müfrit s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The extreme cold in space can freeze anything in seconds.
extreme adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (dangerous, sports)tehlikeli (sporlar) s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Zoe is into extreme cliff jumping.
extreme nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (maximum)azami derece, maksimum, en fazla/yüksek düzey i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Paul always wanted to push his stunts to the extreme.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
extreme adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (farthest)en uç, en uzak s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The researcher wanted to study the weather in the extreme north.
extreme adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (immoderate)uçuk, aşırı uçlarda olan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Tim's style was rather extreme, with a lot of piercings and leather.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
in the extreme advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (to an excessive degree)son derece, aşırı derecede z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 He was rude in the extreme.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'extreme' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [heat, temperature, pressure] extremes, can withstand [heat] extremes, are exposed to [heat] extremes, daha fazlası...

extreme' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'extreme'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.