existing

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ɪgˈzɪstɪŋ/US:USA pronuncation: IPAUSA pronuncation: IPA/ɛgˈzɪstɪŋ/


Bu sayfada: existing, exist

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
existing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (living)yaşayan, var olan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The project aims to catalogue all the existing plant species in these forests.
existing adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (current)şimdiki, bugünkü s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  mevcut, var olan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The existing proposal calls for spending $50,000 the first year.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
existing viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." figurative (barely surviving) (mecazlı)güç bela hayatını sürdüren s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
exist viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (be)varolmak, mevcut olmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Does Santa Claus really exist?
 Noel Baba gerçekten var mıdır?
exist viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (live)yaşamak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 This species exists mainly in the Amazon.
exist viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (subsist)varlığını sürdürmek, yaşamını sürdürmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  geçinmek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 They have existed for years on little more than a diet of rice.
exist viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (survive)hayatta kalmak, yaşamak, yaşamını sürdürmek geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Cockroaches have existed for millions of years.
 Hamamböcekleri, milyonlarca yıldır yaşamlarını sürdürmektedir.
exist viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (endure)hayatta kalmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 They were too poor to do more than just exist.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
existing | exist
İngilizceTürkçe
preexisting,
pre-existing
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(prior, already in effect)önceden mevcut olan, önceden var olan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The congress overturned the preexisting law.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'existing' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: existing and [new, potential] customers, (as per) the existing [agreement, arrangement, contract], cannot [happen, succeed] under existing conditions, daha fazlası...

existing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'existing'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.