excepting

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ɪkˈsɛptɪŋ/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ɪkˈsɛptɪŋ/ ,USA pronunciation: respelling(ik septing)

Bu sayfada: excepting, except

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
excepting preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours." (except)dışında, haricinde, hariç edatedat: Farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilişkisi kurmaya yarayan yardımcı sözcüktür (örnek: "İstanbul'a kadar sadece seni görmeye geldim").
 Excepting Keith, all of the siblings went to the beach.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
except,
except for
preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours."
(not including)dışında, hariç, haricinde, -den başka edatedat: Farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilişkisi kurmaya yarayan yardımcı sözcüktür (örnek: "İstanbul'a kadar sadece seni görmeye geldim").
 Everybody except you will be going on the trip. Everyone here's blonde except for Jane, who's brunette.
except,
except that
preppreposition: Relates noun or pronoun to another element of sentence--for example, "a picture of John," "She walked from my house to yours."
(were it not for the fact that)ama, fakat, ancak edatedat: Farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilişkisi kurmaya yarayan yardımcı sözcüktür (örnek: "İstanbul'a kadar sadece seni görmeye geldim").
 Liz would have come with us except that she had already accepted another invitation.
except [sth/sb] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." usually passive (exclude)hariç tutmak, hariç bırakmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  dışında tutmak, dışında bırakmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Guide dogs are excepted from the "no dogs allowed" rule.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'excepting' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:

excepting' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'excepting'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.