example

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ɪgˈzɑːmpəl/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ɪgˈzæmpəl/ ,USA pronunciation: respelling(ig zampəl, -zäm-)

Inflections of 'example' (v): (⇒ conjugate)
examples
v 3rd person singular
exampling
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
exampled
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
exampled
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
example nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (typical instance)örnek, misal, numune i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Today's changing weather is an example of coastal climate.
 Bugünkü değişken hava, sahil ikliminin tipik bir örneğidir.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
example nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (ideal, model)örnek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  timsal i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 This dog is considered to be the example of his breed.
example [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." rare, often passive (give example)örnek göstermek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
for example advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (for instance)örneğin z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  mesela z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 He's always very thoughtful. For example, he buys her flowers whenever she feels depressed.
good example nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (model for others)iyi örnek i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 As a teacher, it is important to set a good example for your students.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'example' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: is a [prime, classic, great] example of, is the perfect example (of), sets a [poor, good] example (for her), daha fazlası...

example' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'example'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.