embrace

Listen:
 [ɪmˈbreɪs]


Inflections of 'embrace' (v): (⇒ conjugate)
embraces
v 3rd person singular
embracing
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
embraced
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
embraced
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2019:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
embrace nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (hug)kucaklama i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  sarılma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Carl's loving embrace reassured his wife.
embrace vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (hug)sarılmak, kucaklamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 He reluctantly embraced his former enemy.
 Eski düşmanına isteksiz bir şekilde sarıldı.
embrace vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (accept)kabul etmek, benimsemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 His colleagues embraced his proposals.
 Meslektaşları tekliflerini kabul etti.
embrace [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (welcome) (mecazlı)hoş karşılamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  (mecazlı)kucak açmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 I would urge you to embrace this opportunity before it is too late.
embrace viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (hug)sarılmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kucaklaşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The lovers embraced.
embrace [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (adopt) (mecazlı)benimsemek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  kabul etmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The emperor eventually embraced the new religion.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
embrace nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative (acceptance) (mecazlı)kabullenme i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  kabul etme, kabul i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 I want to feel the embrace of your family, but I don't think they'll ever accept me.
embrace [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." figurative (comprise) (mecazlı)içine almak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  içermek, kapsamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  -den oluşmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 Mathematics embraces arithmetic, algebra and geometry.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'embrace' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: they embraced, in a [strong, long, warm, passionate] embrace, embraced each other, daha fazlası...

embrace' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'embrace'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.