easy

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈiːzi/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈizi/ ,USA pronunciation: respellingzē)

Inflections of 'easy' (adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."):
easier
adj comparative
easiest
adj superlative

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
easy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (not difficult)kolay, basit s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Correcting the spelling was an easy job.
 İmla hatalarının düzeltilmesi kolay (or: basit) bir işti.
easy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (comfortable)rahat s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  konforlu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He sat in his easy chair and watched TV.
easy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (sufficiently wealthy)varlıklı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Yes, we have an easy life here.
easy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (relaxed)sakin s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  rahat s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  huzurlu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 It was a nice, easy atmosphere at the party.
easy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." slang (promiscuous)hafifmeşrep s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  kolay, basit s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The rumour was that she was easy.
easy advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." (gently, with moderation)ağırdan z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  aşırıya kaçmadan z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 I'm taking it easy tonight because I have to drive home.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
easy adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (with no strong opinion)uysal s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 He was easy, and didn't object to anything.
easy advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down." informal (without severe punishment)kolayca z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  rahatça z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
  ceza almadan z.zarf: Fiillerin niteliğini belirtir (örnek: "Bu ev daha güzel görünüyordu").
 He really got off easy this time! I can't believe his parents didn't punish him!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
easy as pie,
as easy as pie
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
informal (very easy)çok kolay, çocuk oyuncağı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 When you've done it a few times, it's easy as pie.
easy chair nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (large upholstered armchair)rahat koltuk i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Grandpa reclined in his easy chair when he arrived home.
easy come,
easy go
exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own."
informal ([sth] is gained and lost quickly)haydan gelen huya gider deyim
Easy come,
easy go.
exprexpression: Prepositional phrase, adverbial phrase, or other phrase or expression--for example, "behind the times," "on your own."
informal (relaxed attitude)rahat tavırlı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
Easy does it interjinterjection: Exclamation--for example, "Oh no!" "Wow!" (go slowly, be careful)yavaş, yavaş ol, acele etme/kendini yorma ünl.ünlem: Üzüntü, sevinç, korku, kızgınlık, şaşkınlık gibi duyguları belirtir veya bir kimseyi çağırmak için kullanılır.
easy on the eyes,
easy on the eye
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
informal, figurative (good looking, physically attractive)güzel s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  çekici s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (erkek)yakışıklı s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  göze hoş gelen, göze güzel görünen s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I don't know who she is but she's very easy on the eyes.
easy on the eyes,
easy on the eye
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(not tiring to look at)göz yormayan s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Staring at the television for a long period of time is not easy on the eyes.
easy target nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. figurative ([sth] or [sb] easy to criticize) (kişi, mecazlı)kolay hedef i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The study is an easy target for critics who suggest the results were predictable.
easy target nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (mark that is easily hit)kolay hedef i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The slow-moving ship was an easy target to hit.
easy to get along with adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." informal (affable)geçimli s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Jim is a friendly guy who is easy to get along with.
easy to understand adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house." (quickly grasped)anlaşılması kolay s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Use diagrams to display large amounts of information in ways that are easy to understand.
easygoing (US),
easy-going (UK)
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
([sb], personality: relaxed) (kişilik)rahat s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  uysal s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  uyumlu s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I love being with her because she's a nice easy-going girl.
have it easy v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (face no problems)hayatı/işi kolay olmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 People born into money are considered to have it easy.
on Easy Street,
on easy street
advadverb: Describes a verb, adjective, adverb, or clause--for example, "come quickly," "very rare," "happening now," "fall down."
figurative, slang (leading easy life)varlıklı, hali vakti yerinde s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  (deyimsel)bir eli yağda bir eli balda s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 After we paid all of our debts, we were living on easy street.
simple as ABC,
easy as ABC
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
informal (straightforward)çok kolay, çok basit s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Learning how to make popcorn at home is simple as ABC.
take it easy v exprverbal expression: Phrase with special meaning functioning as verb--for example, "put their heads together," "come to an end." informal (relax)(işi, vb.) ağırdan almak/kendini yormamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Bruce loves to take it easy when he's at the cabin on the lake. Retirement is the time to take it easy.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'easy' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: was an easy [test, exam, recipe, game, question, level], easy [installment, removal, payment, terms, access], an easy [life, mind, upbringing, stance, job], daha fazlası...

easy' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'easy'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.