drug

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈdrʌg/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/drʌg/ ,USA pronunciation: respelling'drug': (drug); 'Drug': (drŏŏg)

Inflections of 'drug' (v): (⇒ conjugate)
drugs
v 3rd person singular
drugging
v pres pverb, present participle: -ing verb used descriptively or to form progressive verb--for example, "a singing bird," "It is singing."
drugged
v pastverb, past simple: Past tense--for example, "He saw the man." "She laughed."
drugged
v past pverb, past participle: Verb form used descriptively or to form verbs--for example, "the locked door," "The door has been locked."

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
drug nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (medicine)ilaç, ecza i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The doctor prescribed a combination of drugs to combat the patient's illness.
drug nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. usually plural (illegal substance)uyuşturucu madde i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The addict began using drugs when he was a teenager.
drug vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (make unconscious)ilaçla uyutmak/uyuşturmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
drug vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (give drug to)ilaç vermek f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
drug [sth] vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (food, drink: add drug to) (yiyeceğe, içeceğe)ilaç katmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 James began to feel very strange; he suspected someone had drugged his drink.
 
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
drug nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (caffeine, alcohol, etc.)(kafein, vb.) alışkanlık yapan madde i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 First thing in the morning, caffeine is definitely my drug of choice.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
drug addict nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person dependent on a substance)uyuşturucu bağımlısı, uyuşturucu müptelası i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gayri resmi)hapçı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A lot of drug addicts commit burglaries to fund their habit.
drug dealer,
dealer,
pusher,
drug peddler,
peddler
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
([sb] who sells illegal drugs)uyuşturucu satıcısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gayri resmi)torbacı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The drug dealer was arrested after he tried to sell heroin to a police officer.
drug dealing nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (selling of illegal drugs)uyuşturucu satıcılığı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  (gayri resmi)torbacılık i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Drug dealing is punished more harshly than drug use.
drug haul,
drugs haul
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(large capture of illegal drugs)uyuşturucu baskını i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Two tons of cocaine and a ton of marijuana were seized in one of the country's biggest drugs hauls.
drug lord nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (illegal drug trafficker)uyuşturucu baronu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Drug lords don't think twice about killing in order to protect their business.
drug runner nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (person who trafficks drugs)uyuşturucu kaçakçısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  uyuşturucu satıcısı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The drug runners were picked up at the airport.
drug trafficking nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (smuggling illegal drugs)uyuşturucu kaçakçılığı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  uyuşturucu ticareti i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The police decided to crack down on drug trafficking across the US-Mexico border.
drugstore,
drug store
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
US (pharmacy and general shop)eczane i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Mary drove to the drug store to buy aspirin.
hard drugs nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (cocaine, heroin, etc.) (kokain, eroin, vb.)ağır uyuşturucular çoğ. i.çoğul isim: Birden fazla varlığı ya da kavramı ifade eder.
 He started off abusing alcohol and later moved on to hard drugs.
miracle drug,
wonder drug
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(effective new drug)mucize ilaç i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Penicillin was called a miracle drug when it first came out because it stopped infections.
mule,
drug mule
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
figurative, slang (person transporting drugs)uyuşturucu kuryesi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The cartels use mules to transport drugs into America.
recreational drug nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (drug taken for pleasure)keyif amaçlı uyuşturucu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The use of recreational drugs by adolescents is less of a problem here than it is in other areas.
recreational drug use,
recreational use
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(taking drugs for pleasure)keyif amaçlı uyuşturucu kullanımı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Recreational drug use by students is increasing.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'drug' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: drug [dependence, addiction], drug [users, treatment, use, usage, consumption], a drug trial (for), daha fazlası...

drug' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'drug'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.