drill

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈdrɪl/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/drɪl/ ,USA pronunciation: respelling(dril)

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
drill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (tool: bores holes)delgi, matkap i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Linda is putting up some shelves this weekend, so she'll need her drill.
drill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (dentist's tool) (dişçilik)delici i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 Pete refuses to see a dentist because he hates the sound of the drill.
drill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (training exercise)talim, eğitim, alıştırma i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The soldiers spent the afternoon doing drills.
drill vtrtransitive verb: Verb taking a direct object--for example, "Say something." "She found the cat." (make hole with drill)(matkapla) delmek, delik açmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
drill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (practice)talim i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 It's OK. There isn't a real fire; this is just a drill.
drill viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (train)talim yapmak, eğitim yapmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
drill [sth] in [sth] vtr + prep (bore: a hole)delik açmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  delmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 Alison drilled a hole in the wall.
drill [sb] in [sth] vtr + prep (train)alıştırma yaptırmak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The teacher drilled the students in French grammar.
drill for [sth] vi + prep (bore a hole to extract: oil, water)sondaj yapmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  kuyu açmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 The company plans to start drilling for oil in Arctic waters.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
drill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. slang (routine) (argo)rutin, alışılagelmiş yol/yöntem i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
drill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (fabric)pamuklu bez i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The man wore a suit made from drill.
drill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (furrow for seeds)tohum yatağı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The gardener sowed the carrots in drills.
drill viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (bore a hole)delik açmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
  delmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 There was a woman standing near the wall, drilling.
drill viintransitive verb: Verb not taking a direct object--for example, "She jokes." "He has arrived." (practise, train)talim yapmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  idman yapmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
 The soldiers had been drilling all afternoon.
drill [sth] into [sb],
drill into [sb] [sth]
vtr + prep
figurative (instill) (mecazlı)öğretmek geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
  aşılamak geçişli f.geçişli fiil: Fiillin belirttiği hareket ya da olay nesne üzerinde gerçekleşiyorsa yani bir nesneyi etkiliyorsa bu geçişli fiildir (örnek: "çocuk yemeğini yedi").
 The teacher tried to drill the multiplication tables into his students. My parents always drilled into me the importance of studying hard.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
drill down vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (bore a hole)delik açmak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
drill down vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." (computing hierarchy) (bilgisayar)alt seviyedeki verilere erişim sağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
drill down vi phrasalphrasal verb, intransitive: Verb with adverb(s) or preposition(s), having special meaning and not taking direct object--for example, "make up" [=reconcile]: "After they fought, they made up." US, figurative (focus) (mecazlı)odaklanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  dikkatini toplamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
 Jack was carefree when he was younger and often skipped school, but during his last two years of high school, he really drilled down and did well.
drill down through [sth] vi phrasal + prep (computing hierarchy) (bilgisayar)alt seviyedeki verilere erişim sağlamak f.fiil: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) yapmış oldukları hareketleri, içinde bulundukları durumları, etkilendikleri işleri ifade eder.
drill down through [sth] vi phrasal + prep US, figurative (focus on) (mecazlı)-e odaklanmak geçişsiz f.geçişsiz fiil: Fiil bir nesne olmadan gerçekleşiyor ve sadece öznenin üstünde kalıyorsa bu geçişsiz fiildir (örnek: "çocuk konuşuyor").
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
drill bit nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (tool: bores holes)matkap ucu, matkap ağzı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 If your drill bit is not sharp, it will take longer to make the hole.
drill instructor nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (military) (askeri)talim eğitmeni i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The drill instructor was shouting orders at the recruits.
drill sergeant nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (military)talim çavuşu i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The job of the drill sergeant was to create soldiers out of boys.
fire drill nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc. (evacuation procedure)yangın talimi i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
  yangın tatbikatı i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 We had a fire drill at the office today.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'drill' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: [fit, change] the drill bit, [tighten, loosen] the drill chuck, is the drill instructor, daha fazlası...

drill' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'drill'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.