dozen

Listen:
UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈdʌzən/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronuncation: IPA/ˈdʌzən/ ,USA pronunciation: respelling(n., adj. duzən; v.zən)


Inflections of 'dozen' (nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.):
dozens
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (When not preceded by a number—e.g. "Dozens of people came to the meeting.")
dozen
nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." (When preceded by a number—e.g. "I counted the eggs and there were two dozen of them.")

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
dozen,
a dozen,
one dozen
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
invariable (twelve)düzine i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 A dozen plus 10 makes 22.
dozen,
a dozen,
one dozen
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
invariable (twelve)düzine, onikilik s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 If you're going to the shop, could you get me two dozen eggs?
dozens nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." figurative (many)pek çok s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 Have you met any famous people? I've met dozens!
dozens of [sth] nplplural noun: Noun always used in plural form--for example, "jeans," "scissors." figurative (many) (mecazlı)çok sayıda s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  düzinelerce s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  düzinelerle s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 There were dozens of birds on the lawn; too many to count. There must have been dozens of people at the meeting.
dozen,
a dozen,
one dozen
pronpronoun: Replaces noun--for example, "He took the cookie and ate it." "I saw you yesterday."
invariable (people, things: 12 of them)bir düzine s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 The old lady had lots of cats; I'd say she had at least a dozen.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2020:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
half a dozen,
a half dozen
nnoun: Refers to person, place, thing, quality, etc.
(six)yarım düzine i.isim: Canlı cansız bütün varlıkları ve kavramları ifade eder.
 The price for half a dozen buns is three dollars; it is five dollars for a dozen.
half-a-dozen,
a half-dozen
adjadjective: Describes a noun or pronoun--for example, "a tall girl," "an interesting book," "a big house."
(six of [sth])yarım düzine s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  altı tane s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
  altı adet s.sıfat: Varlıkların ve kavramların (isimlerin) niteliklerini, sayılarını, ölçülerini belirtir.
 I bought a half-dozen eggs and a loaf of bread.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Eş anlamlılar: twelve, daha fazlası...
Eşdizimler: a baker's dozen, can [hold, seat, sleep] up to a dozen, only [wanted, ordered, needed] half a dozen, daha fazlası...

dozen' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz şu söz için: 'dozen'.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar

Uygunsuz bir reklamı rapor et.